İlama dayalı bir alacak ilamsız takip konusu yapılamaz

T.C.

YARGITAY

İÇTİHADI BİRLEŞTİRME GENEL KURULU

E. 2017/2

K. 2017/3

T. 26.5.2017

 

 

 

 

 

ÖZET: İlama dayalı bir alacak ilamsız takip konusu yapılamaz. İlamların genel haciz yolu ile ilamsız takibe konu edilmesinin icra hukukuna ve yargılama tekniğine uygun düşmediği, bu yola başvurmakta alacaklının hukuki yararının bulunmadığı gibi borçlunun hukuki durumunun ağırlaştırıldığı ve taraflar arasındaki menfaatler dengesinin bozulduğu sonucuna varılmıştır.

DAVA : I. GİRİŞ

A. İÇTİHATLARI BİRLEŞTİRME KONUSUNDAKİ BAŞVURULAR

Avukat Abdullah Duran ve Avukat Eda Tanrıverdi 08.10.2013 dilekçesi ile ilama dayalı para alacağının tahsili için ilamsız takip yolu ile takibe geçilip geçilemeyeceği konusunda Hukuk Genel Kurulu ile Daireler arasında ortaya çıkan görüş ayrılıklarının içtihatların birleştirilmesi yolu ile giderilmesini istemiştir.

B. YARGITAY BİRİNCİ BAŞKANLIK KURULUNUN KARARI VE İÇTİHADI BİRLEŞTİRMENİN KONUSU Yazının devamını oku »

Reklamlar

2004 Sayılı İİK madde 132 SONRADAN TESİS EDİLEN TAŞINMAZ MÜKELLEFİYETLERİ VE İPOTEKLİ VE MAHCUZ TAŞINMAZLARIN KİRALANMASINDA HÜKÜM

2004 Sayılı İİK madde 132

SONRADAN TESİS EDİLEN TAŞINMAZ MÜKELLEFİYETLERİ VE İPOTEKLİ VE MAHCUZ TAŞINMAZLARIN KİRALANMASINDA HÜKÜM:

Alacak bir taşınmaz ile temin edildikten sonra borçlu o taşınmaz üzerinde alacaklının rızası olmaksızın bir irtifak hakkı yahut bir taşınmaz mükellefiyeti tesis ederse bu tesis alacaklının hakkına tesir etmez ve alacaklı taşınmazın o hak ile birlikte veya o haktan ari olarak artırmağa çıkarılmasını isteyebilir.
Taşınmaz haktan ari olarak satılıp ta bedeli alacaklının alacağından fazla çıkarsa o hakkın takdir edilecek kıymeti ödenmek üzere bedelin fazlası hak sahibine tahsis edilir.
İpotek yapılmış olan taşınmazı borçlu alacaklının rızası olmaksızın başkasına kiraya verir ve keyfiyeti tapuya tescil ettirirse bu tescil ipotekli alacaklının hakkına tesir etmez.
Bu hüküm haczedilmiş olan taşınmazlarda da caridir.

Genel kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , . Leave a Comment »

2004 Sayılı İİK madde 45 REHİN VE İPOTEKLE TEMİN EDİLMİŞ ALACAKLAR

2004 Sayılı İİK madde 45

REHİN VE İPOTEKLE TEMİN EDİLMİŞ ALACAKLAR:

Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoliyle takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoliyle takip edebilir.
(Ek Fıkra: 21/2/2007-5582/1 md.) 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan konut finansmanından kaynaklanan rehinle temin edilmiş alacaklar ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılabilir veya haciz yoluna başvurulabilir.
Poliçe ve emre muharrer senetlerle çekler hakkındaki 167 nci madde hükmü mahfuzdur.
İpotekle temin edilmiş faiz ve senelik taksit alacaklarında, alacaklının intihabına ve borçlunun sıfatına göre, rehinin paraya çevrilmesi veya haciz yahut iflas yollarına müracaat olunabilir.
(Ek fıkra: 27/5/1933 – 2228/1 md.; Mülga: 29/6/1956 – 6763/42 md.)

REHNİN PARAYA ÇEVRİLMESİ

KURAL: Önce rehin edilen şeye müracaat.   İİK m.45/1,“ Rehinle  temin  edilmiş  alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabilir. ”
• Önce rehne müracaat kuralı, Yargıtay’ın müstakar içtihatlarına göre emredicidir. Fakat
Yargıtay’ın aksi  yönde kararları  da vardır. Emredici  olmasının  sonucu; tarafların  aksine bir anlaşma yaparak kuralı değiştirememesidir.
• Alacağı  rehinle teminat  altına alınmış olmasına rağmen, alacaklı haciz yoluyla takibe
girişmesi  halinde; borçlu  önce rehne başvurulması  gerektiğini süresiz şikayet (m.16/2) yolu ile  icra mahkemesinde ileri  sürebilir. Çünkü icra müdürü rehinin varlığını kendiliğinden göz önünde bulundurur. Yazının devamını oku »

Genel kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , , . Leave a Comment »

2004 Sayılı İİK madde 27 2 – TAŞINMAZ ÜÇÜNCÜ ŞAHIS ELİNDE İSE

2004 Sayılı İİK madde 27

TAŞINMAZ TAHLİYE VE TESLİMİ
2 – TAŞINMAZ ÜÇÜNCÜ ŞAHIS ELİNDE İSE :

Taşınmaz, üçüncü bir şahıs tarafından davadan sonra ve hükümden evvel tapuya tescil edilmiş bir akte müsteniden işgal edilmekte ise alacaklı borçlunun o şahsa karşı malik olduğu hakları haiz olur. Bu şıkkı ihtiyar etmezse borçlusuna karşı tazminat davası açabilir. Şu kadar ki suiniyet sahibi üçüncü şahıslara karşı umumi hükümler mahfuzdur.
(2. fıkra, 14.2.2011 tarih ve 27846 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 14.1.2011 tarih ve 6103 S.K. m.41/2-l hükmü gereğince 1/7/2012 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır)

YARGITAY 12.HD. 1997/7745 E.-1997/8097 K. İçtihat

Müdahalenin önlenmesine ilişkin,kesinleşmiş ilama dayalı bir takipte, takip talepnamesinde müşteki(3.kişi)hakkında herhangi bir takip yok ise; tahliyesi istenen yeri işgal etmekte olan 3.kişi hakkında ilamın infazının yapılabilmesi için, İİK. 27 ve 29. maddesinde ki yazılı şartların gerçekleşmesi gerekir.Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddedi içinde temyizen tetkiki Alacaklılar vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 23.6.1997 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklılar, kesinleşmiş bir müdahalenin önlenmesi ilamına dayanmaktadırlar. İncelenen takip talepnamesine göre, müşteki hakkında ise herhangi bir takip yoktur. Hal böyle olunca, tahliyesi istenen bu yeri işgal etmekte olan kişi hakkında, ilamın infazının yapılabilmesi İ.İ.K.´nun 27 ve 29. maddesinde yazılı şartların tahakkuku ile mümkündür.
Yazının devamını oku »

Genel kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , , , , . Leave a Comment »
%d blogcu bunu beğendi: