Geçersiz taşınmaz satış sözleşmesi, sebepsiz zenginleşme

Tapu dışı taşınmaz satış sözleşmesi geçersizdir, ödenen bedel sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istenebilir.

Tapu dışı taşınmaz satış sözleşmesi geçersizdir

 

 

 

 

ÖZET

Tapulu taşınmazın tapu dışı satışı için yapılan sözleşme geçersizdir. Alıcı sebepsiz zenginleşmeden ötürü verdiği parayı geri isteyebilir. Paranın ödenmesi için ihtar çekilmemiş ise temerrüt faizi talep edemez.

10/07/1940 gün ve 2/7 sayılı İçtihadı Birleştirme kararına göre, geçersiz taşınmaz satışında verilen satış bedeline alıcı faiz, taşınmazın kullanılmasından dolayı da satıcı ecrimisil veya kira bedeli isteyemez.

3. Hukuk Dairesi 2018/1975 E. , 2018/2508 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Yazının devamını oku »

Reklamlar

Vakıflar kamu kurumu niteliğinde olmadığı için ilave tediye talep edilemez

22. Hukuk Dairesi         2017/46245 E.  ,  2017/31339 K.
“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili ilave tediye ve kıdem tazminatı alacağının tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı 6772 sayılı Kanun kapsamında olmadığını, bu nedenle ilave tediye ücreti isteminin haksız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Davacı işçinin ilave tediye alacağının olup olmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
İlave tediye alacağının kapsamı, yararlanacaklar, yararlanma şartları, miktarı ve ödeme zamanı 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması Hakkındaki Kanun ile düzenlenmiştir. Kanun’un 1. maddesinde Devlet ve ona bağlı kurumların hangileri olduğu, ayrıca yararlanacak kişiler açıkça belirtilmiştir.
Buna göre;
A-İşveren kapsamı yönünden devlete ve ona bağlı olmak üzere,
1-Genel, Katma ve Özel bütçeli daireler,
2-Sermayesi değişen kurumlar,
3-Sermayesinin yarısından fazlası devlete ait olan şirket ve kurumlar ve bunlara bağlı kuruluşlar,
4-Belediyeler ve belediyelere bağlı kuruluşlar,
5-3460 ve 3659 sayılı kanun kapsamına giren, sermayesinin tamamı devlete ait olan veya bu sermeye ile kurulan iktisadi devlet kuruluşları,
6-Yukarda belirtilenlerden olmayan diğer kurum, banka ve ortaklıklar olarak kanunda açıkça belirtilmiştir.
Öncelikle “kamu kurumu” kavramı genel olarak; genel, katma ve özel bütçeli idareler ile il özel idaresi ve belediyeyi veya bu kurumlarca sermayesinin yarısından fazlası karşılanan kurumlara ait olan ve bir kamu hizmeti sunan kurumları ifade etmektedir.
3294 sayılı Sosyal Yardımlaşmayı ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu hükümlerine istinaden Kanunun amacına uygun faaliyet ve çalışmalar yapmak ve ihtiyaç sahibi vatandaşlara nakdî ve aynî yardımda bulunmak üzere her il ve ilçede 17.07.1986 sayılı ve 19167 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1986/11 sayılı Başbakanlık Genelgesi ekinde yer verilen resmi senet ile kurulan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları ise kamu kurumu vasfında değildirler. Yazının devamını oku »

Genel, Hukuk kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , , . Leave a Comment »

Özel hastane ruhsatlarının devri

 ImageSağlık Bakanlığı İİK 86. maddeyi gerekçe göstererek hacizli özel hastane ruhsatlarının devrine onay vermemektedir. Bu uygulama 86. maddenin amacına aykırıdır.  86. Maddenin sevk amacı borçluların menkul mallar üzerinde yapacakları tasarruflarla alacaklıların haklarına zarar vermelerinin önüne geçmektir. Menkul mal üzerinde yapılan tasarruf alacaklının hakkına tesir etmemişse 86. Maddenin uygulanmasına yer yoktur. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bir direnme kararı üzerine verdiği bozma kararında  otomobilin hacizli olduğunu bilerek satın alınmasında İİK 86. Maddeye bir aykırılık görmemiştir.  Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 1993/15-943, 1994/188 sayılı ve 30.03.1994 tarihli kararında şöyle demektedir:

“Davacı mahcuz aracı hacizli olduğunu bilerek satın aldığından, satış davalı alacaklının haklarına tesir etmez.” demektedir.

Görüldüğü gibi Yargıtay Hukuk Genel Kurulu borçlunun menkul mallar üzerindeki tasarrufunun 86. Maddeye aykırılık oluşturmasını alacaklının haklarına tesir etmesi koşuluna bağlamaktadır.

Sağlık Bakanlığının hacizli özel hastane ruhsatlarının devrini yasaklaması ise hacizli otomobilin satışının çok ötesinde bir hukuki hatadır çünkü Yargıtay bu tür hakları eşya(menkul)  olarak bile kabul etmemektedir. İİK 86. Madde menkul mallarla sınırlıdır. Yargıtay 11. HUKUK DAİRESİ E. 1999/8623, 2000/2232 karar ve 09.03.2000 tarihli kararında şöyle demektedir:

“ Marka ve ayrıt edici ad ve işaretler bir eşya niteliğini haiz olmadığından, zilyetliğe de konu olamazlar. Bunun sonucu olarak da üzerinde zilyetlik oluşturulabilen menkullerden sayılması da mümkün değildir. Dolayısıyla menkul mallarla sınırlı İİK’nin 86. maddesi, markalar bakımından uygulama alanı bulamaz. 556 s. KHK’nın markaların haczine ilişkin hükümleri uygulanır.”

Mark ne ise bir özel hastane ruhsatı da odur, yani özel hastane ruhsatının maddi bir varlığı yoktur, elle tutulamaz dolayısıyla bir eşya değildir, üzerinde zilyetlik kurulamaz, kısaca menkul bir mal değildir.

Sağlık Bakanlığı sözü edilen uygulaması ile hukuku bir dayanağı olmadan hak sahiplerinin tasarruf hakkını sınırlamakta, ticari hayatın yürümesini zorlaştırmaktadır. Özel hastane ruhsatını bilerek, hacizli olarak devralanın alacaklının haklarını inkâr etme şansı yoktur. Alacaklı icra takibinden doğan bütün haklarını ruhsatı devralan kişiye karşı kullanmakta özgürdür. Alacaklı icra memurluğundan ruhsatın satışını talep edebilir, ruhsatın icra memurluğunca satışından elde edilecek nakit bu durumda alacaklıya verilecektir.

Sağlık bakanlığının İİK 86. maddenin özüne ve sözüne aykırı bu uygulamasının hiçbir hukuki gerekçesi olmadığı gibi hiçbir toplumsal yararı da yoktur, beyhude bir uygulamadır.

Rahmi Ofluoğlu (avukat)

HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK KANUNU YÖNETMELİĞİ

26 Ocak 2013  CUMARTESİ

Resmî Gazete

Sayı : 28540

YÖNETMELİK

Adalet Bakanlığından:

HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK

KANUNU YÖNETMELİĞİ Yazının devamını oku »

6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun Tam Metni

22 Haziran 2012 CUMA

Resmî Gazete

Sayı : 28331

KANUN

HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK KANUNU

Kanun No. 6325                                                                                                 Kabul Tarihi: 7/6/2012

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam ve Tanımlar Yazının devamını oku »

4-5 Yıla kadar sıfır kilometre İcra İflas Kanunu

Ünlü İİK kitap yazarı Av. Tahir Uyar adaletbiz’e açıkladı; 4-5 yıla kadar sıfır kilometre İcra İflas Kanunu yürürlüğe girecek.

Av. Tahir Uyar yeni yasa için önerilerini sunacağını belirtiyor.

Yeni İİK  ile borçlu alacaklı ilişkileri yeniden düzenlenecek, haczedilmezliğin sınırları genişleyecek, borç ödemekten acze düşenler ömür boyu borçlu yaşamayacak, bireysel iflas ve borç sıfırlama gelecek  taahhüdü ihlal cezası kalkacak, icra cezalar yeniden düzenlenecek.. DEVAMI

Hukuk kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , . 3 Comments »

Avukatın Hacizdeki konumu üzerine tartışma

AVUKAT HACİZ SIRASINDA GÖREVLİ Mİ?

Avukatlar Yargıtay 4.Ceza Dairesinin kararına tepkili(özet)

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 14.03.2011tarih, 2009/3133esas, 2011/3082 sayılı kararında avukatın hacizde görevli olmadığına hükmederek TCK’nun 265/2.maddesi ve fıkrası uygulanarak fazla ceza veren esas mahkeme kararını bozdu.

Yargıtay 4. Ceza Dairesinin bu kararına avukatlar internet ortamında, hukuk sitelerinde çeşitli yorumlar yapmakta ve tepkiler göstermekteler. Türk hukuk sitesinin  http://www.turkhukuksitesi.com/showthread.php?t=61809 linkinden alıntı yaptığımız yorumlar.. DEVAMI

Hukuk kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »
%d blogcu bunu beğendi: