Belgede Sahtecilik

Özel belgede sahtecilik

MADDE 207 – (1) Bir özel belgeyi sahte olarak düzenleyen veya gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren ve kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Bir sahte özel belgeyi bu özelliğini bilerek kullanan kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.

T.C.

YARGITAY

11. CEZA DAİRESİ

E. 2010/10311

K. 2012/3587

T. 15.3.2012

• ÖZEL BELGEDE SAHTECİLİK SUÇU ( Tediye Makbuzundaki Rakam ve Yazılarla İlgili Kriminal Polis Laboratuvarı ve Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’nce Düzenlenen Raporlar Arasında Çelişki Bulunduğu – Grafoloji ve Sahtecilik Alanında Uzman Bilirkişiden Rapor Alınacağı )

• GRAFOLOJİ VE SAHTECİLİK ALANINDA UZMAN BİLİRKİŞİDEN RAPOR ALINACAĞI ( Özel Belgede Sahtecilik Suçunda Kriminal Polis Laboratuvarı ve Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’nce Düzenlenen Raporlar Arasında Çelişki Bulunduğu – Gerçeğin Kuşkuya Yer Vermeyecek Şekilde Açığa Çıkarılması Gerektiği )

• MAKBUZUN ÜSTÜNDEKİ RAKAM VE YAZI ÜZERİNDE OYNANDIĞI İDDİASI ( Özel Belgede Sahtecilik Suçu – Grafoloji ve Sahtecilik Alanında Uzman Bilirkişiden Rapor Alınacağı )

5237/m.207

ÖZET : Dava, özel belgede sahtecilik suçuna ilişkindir. Tediye makbuzundaki rakam ve yazılarla ilgili sahtecilik yapılıp yapılmadığı hususunda Kriminal Polis Laboratuvarı ve Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’nce düzenlenen raporlar arasında çelişki bulunmaktadır. Grafoloji ve sahtecilik alanında uzman bilirkişiden rapor alınarak gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açığa çıkartılması gerekir.

DAVA : Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : Katılan ile akraba olan sanığın, katılana ait limon bahçesindeki ürünleri satın alarak karşılığında 3000 TL.’yi nakit olarak verdiği, ayrıca suça konu 04.03.2005 tarihinde toplayacağı limonlara karşılık 2000 TL. tutarındaki tediye makbuzu karşılığı parayı vererek, katılana imzalattığı ancak sanığın daha sonra 2000 TL. tutarındaki tediye makbuzunun üzerinde oynama yapıp, 102.000 TL. ye dönüştürerek makbuzun altına sonradan 04.04.2005 tarihine kadar yatak limon bedeli olarak verilmiş olan mal teslim edilmezse bedeli iade edilecektir şerhini ekleyerek, bu makbuzu Mersin 6. İcra Müdürlüğü’nün 2005/2541 esas sayılı dosyası ile takibe koyduğu iddiasıyla özel belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasında sanığın suçu inkar etmesi ve hazırlık aşamasında Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’nca Adana Kriminal Polis Laboratuvarı’ndan alınan 15.08.2006 tarihli raporda “İncelemeye konu Tediye Makbuzu’nun yazıyla ve rakamla değer gösteren hanelerinde mikroskobik ve Infrared Spektrum incelemeleri sonucunda; en başta belirtilenler gibi kesin belirleyici bulguların, ( kalem kalibresi, kalem mürekkebi, fulaj izi farkları gibi ) tespiti mümkün olmamıştır.” Şeklinde bilimsel görüş bildirilmesine karşın, hükme esas alınan Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/48 Esas sayılı dosyası için Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’nce düzenlenen 10.12.2007 günlü raporda da “inceleme konusu senette miktarın rakamla belirtildiği bölümdeki “102.000.000.000” rakamlarının baş tarafındaki “10” rakamları ve miktarın yazıyla belirtildiği bölümdeki “yüz iki milyar” yazılarının baş tarafındaki “yüz” yazılarının kendilerinden sonra gelen rakamlardan; ebat, konum, satır hizası, mürekkep renk tonu, kalem ucu kalibresi ve baskı derecesi bakımından farklılıklar gösterdiği saptandığından, söz konusu “10” rakamları ve “Yüz” yazılarının bulundukları yere farklı fiziki evsafta bir kalemle sonradan eklenmiş olduğu” yönünde görüş belirtilmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde açığa çıkartılması ve anılan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla, grafoloji ve sahtecilik alanında uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetine dosyanın tevdii ile yeni bir rapor aldırmadan, eksik soruşturma ile mahkumiyete hükmolunması,

SONUÇ : Yasaya aykırı, sanık müdafileri ve katılan vekillinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 15.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

YARGITAY

11. CEZA DAİRESİ

E. 2011/7318

K. 2011/20771

T. 13.10.2011

• SAHTE BONO DÜZENLEMEK ( Suça Konu Bononun İki Ayrı Vade Tarihi Taşıması Nedeniyle “Bono” Vasfını Taşımadığı – Eylemin “Özel Belgede Sahtecilik” Suçunu Oluşturacağı )

• ÖZEL BELGEDE SAHTECİLİK SUÇU ( Sahte Olarak Tanzim Edildiği İddia Olunan Suça Konu Bononun İki Ayrı Vade Tarihi Taşıması Nedeniyle “Bono” Vasfını Taşımadığı – “Özel Belgede Sahtecilik” Suçunun Oluştuğu )

• BONONUN İKİ AYRI VADE TARİHİ TAŞIMASI ( Sahte Olarak Tanzim Edildiği İddia Olunan/”Bono” Vasfını Taşımadığı – Eylemin “Özel Belgede Sahtecilik” Suçunu Oluşturacağı )

5237/m. 207/1

765/m. 345

6762/m. 615, 690

ÖZET : Sahte olarak tanzim edildiği iddia olunan suça konu bononun iki ayrı vade tarihi taşıması nedeniyle “bono” vasfını taşımadığı gözönüne alınarak, sanığın eyleminin “özel belgede sahtecilik” suçunu oluşturacağı gözetilmeden hüküm tesisi; Yasaya aykırıdır.

DAVA : Gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Sahte olarak tanzim edildiği iddia olunan suça konu bononun 10 Ağustos 2000 ve 16.11.2000 şeklinde iki ayrı vade tarihi taşıması nedeniyle 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 690. maddesi yollamasıyla aynı Kanun’un 615. maddesi uyarınca “bono” vasfını taşımadığı gözönüne alınarak, sanığın eyleminin suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK’nın 345. maddesi ( 5237 sayılı TCK’nın 207/1. maddesi )kapsamında “özel belgede sahtecilik” suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi;

Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca ( BOZULMASINA ), ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7 ve 5349 sayılı Kanun’la değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “özel belgede sahtecilik” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan,

SONUÇ : Sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nın 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 13.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.

Belgede Sahtecilik için yorumlar kapalı
%d blogcu bunu beğendi: