OHAL İnceleme Komisyonu ve tazminat talebi

OHAL İnceleme Komisyonu başvurularında tazminat talebi olmalı mı?

Bu sorunun cevabı 685 sayılı KHK ile oluşan komisyonun hukuktaki yerini belirledikten sonra verilebilir. AİHM yerleşik içtihatlarında mahkeme statüsünde olmayan ancak bir kanun yolu işlevi gören bu tür kuruluşları başvurulması gereken iç hukuk yolu olarak görmektedir.

Komisyonun iç hukukumuzdaki yerini belirlemek için hangi usule tabi olduğuna bakmak gerekir.  Yasa koyucu komisyonu İdari Yargılama Usulü Yasasına tabi kılmıştır. 685 sayılı KHK’nın 7/2 maddesi “ Bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamında yapılan başvurular hakkında 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası hükümleri uygulanmaz” düzenlemesi ile Komisyonun 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasına tabi olduğunu açıkça belirtmiş bulunmaktadır. Söz konusu düzenleme ile sadece 10/2 maddenin komisyon işlerinde uygulanamayacağı hükmünü getirmiştir.

İdari Yargılama Usulü Yasasının 12 ve 13 üncü maddeleri tazminat (Tam Yargı) davasını düzenlemektedir.  12 inci madde tam yargı (tazminat) davasının iptal davası ile birlikte açılabileceği gibi iptal davasından sonra da açılabileceği düzenlemesini getirmektedir. Uygulamada önce idari işlemin iptali davası açılmakta, iptal davası kabul edilince de tam yargı(tazminat) davası açılmaktadır.

OHAL İnceleme Komisyonuna 685 sayılı yasaya göre yapılacak başvurularda biz önce KHK ile başvurucuya yapılan işlemin iptalini, daha sonra da tam yargı(tazminat) davasının açılmasını önermekteyiz.

Komisyon başvurusunda yer almayan hak ihlallerinin AİHM’de ileri sürülemeyeceği iddiası dayanaktan yoksundur. OHAL İnceleme Komisyonu bir iç hukuk yolu olduğuna ve İdari Yargılama Usulü Yasasına tabi olduğuna göre komisyona başvurularda idari yargıdaki usule uyulması bir hak kaybına neden olamaz.

İç hukukta ileri sürülmeyen hak ihlalinin AİHM’de ileri sürülemeyeceği ilkesi doğrudur. Ancak burada ileri sürülmeyeni, talep edilmeyen bir hak yoktur. İç hukuka uygun olarak önce işlemin iptali istenip arkasından da tam yargı(tazminat) davası açılması halinde ileride bir hak kaybının olması söz konusu olamaz.

Sonuç olarak OHAL İnceleme Komisyonuna yapılacak başvurularda olaylar ve hukuki nitelemeler çok önemlidir. Olayların anlatımı ve hukuki nitelemede yapılacak hatalar idari yargı yolunda ve AYM, AİHM başvurularında başvurucuları hayal kırıklığına uğratacak sonuçlar doğurabilir.

Hukuk edebiyat değildir, laf kalabalığı hiç değildir. Hukuk bir mantığı, ilkeleri ve kuralları olan sosyal bir bilim dalıdır.

Bu nedenlerle başvurucuların mutlaka hukuki yardım almalarını öneriyoruz.

Av. Rahmi Ofluoğlu

Biz Hukuk

Genel kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bylock ve FETÖ soruşturmaları

Rahmi Ofluoğlu
HUKUKÇU

Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesi FETÖ soruşturmaları kapsamında hazırlanan iddianameyi toplanan delillerin yetersiz olduğu, atılı suçun işlendiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin delillerin bulunmadığı, sanık lehine olacak delillere yer verilmediği gerekçesi ile CMK 174 üncü maddesi uyarınca iade etti. Mahkeme kararında Yargıtay 13 üncü Ceza Dairesinin bir içtihadına dayandı.

Kararın ilgili bölümü şöyle:
Yazının devamını oku »

Genel kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Yargıtay 15. Ceza Dairesi 23.06.2016 Tarihli 2013/32207 E. 2016/6665 Sayılı Kararı

Resmi belgede sahtecilik suçlarında, atılı suçun konusu çekin sanık ve keşideci arasındaki ticari ilişki sebebiyle iktisap edilip edilmediği araştırılmadan verilen ceza kararı bozmayı gerektirecektir.

yg151.jpg

Yargıtay 15. Ceza Dairesi         

2013/32207 E.

2016/6665 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : …. Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

Sanıklar ….. ve …. hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükümleri katılan vekili tarafından, sanık ….. hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmü sanık …. müdafii tarafından ve sanık ….. hakkında verilen temyiz isteminin reddine dair karar sanık ….. tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ….’ün ……’nin yetkili temsilcisi ve ortağı olduğu, diğer sanık …..’nin aynı şirketin büyük ortağı olduğu, ….’nin …. Pınarbaşı şubesi ile 2 milyon TL bedelli genel kredi sözleşmesi düzenlediği, taahhütname imzaladı, bu belgeler karşılığı anılan şirkete kredi kullandırıldığı, sonrasında sanıkların bu kredi sözleşmesine teminat olarak verdikleri keşidecisi …. lehdarı ….. olan 08/11/2005 tarih ve 37.344 TL, 19/11/2005 keşide tarih ve 35.781 TL bedelli çeklerin, alınan kredinin ödenmemesi üzerine icra takibinin bulunduğu, yapılan takip sırasında çeklerde keşideci olarak görünen …. yetkilisi … adına atılan imzaların sahte olduğu, sanıkların bu şekilde üzerlerine atılı suçları işlediklerinin iddia edildiği olayda,

Yazının devamını oku »

Ceza Hukuku, Genel kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Karşılıksız çek düzenlemesi evrensel ilkelere aykırı ve tutarsızdır

Torba yasa ile TBMM’ne sunulan karşılıksız çek düzenlemesi kısa ömürlü olacaktır

RAHMİ OFLUOĞLU

Yatırım Ortamının İyileştirilmesine ilişkin yasa tasarısı ile 5941 sayılı çek kanununda yapılan değişiklikler evrensel ceza hukuku ilkelerine ve 5237 sayılı TCK’nın umumu hükümlerine, anayasaya, uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu gibi kendi içerisinde de çelişkilidir.

Türkiye’de karşılıksız çeke ceza 1985 yılında 3167 sayılı yasa ile ilk kez ceza sistemimize girmiş, yasada iki kez önemli değişiklikler yapılmıştır.

İlk değişiklik 4814 sayılı yasa ile yapılmıştır. İkinci önemli değişiklik 2009 yılında 5838 sayılı yasa ile yapılmıştır.

Çek nakittir ilkesi Yazının devamını oku »

Genel kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Karşılıksız çeke ölçüsüz ceza geliyor

Karşılıksız çek cezası halen piyasada olan ve yasanın yürürlük tarihine kadar keşide edilecek olan çekler için de geçerli olacak

RAHMİ OFLUOĞLU
AVUKAT
Yatırım Ortamının İyileştirilmesine ilişkin tasarı TBMM’ne sevk edildi. Tasarı ile Çek Kanunu,İcra İflas, 6102 sayılı TTK, Gelir Vergisi, Vergi Usul, Kurumlar, KDV gibi bir çok kanunda değişiklikler yapılıyor, yeni düzenlemeler getiriliyor.
En önemli değişikliklikler çek kanunu ve iflasın ertelenmesinde yapılıyor.
2012 yılında kaldırılan karşılıksız çek cezası aynen geri geliyor, üstelik daha ağır koşullarla.  5941 sayılı yasanın değişen 5. Maddesi eski haline dönüyor.

Karşılıksız çekte yetkili mahkeme icra mahkemeleri olacak.

Temyiz yok, cezalar itiraza tabi olacak.

Karşılıksız çek yargılamaları jet hızıyla kesinleşecek, eskiden olduğu gibi davalar yıllarca sürmeyecek.

Karşılıksız çek cezalarında erteleme yok, meşruten tahliye yok, adli para cezası ödenmediğinde kararda belirtilen ceza aynen yatılacak.

Cezalar ne kadar? Yazının devamını oku »

Genel kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Direnme kararından önce sanığa son sözünün sorulmaması, direnmenin gerekçesiz olması

Ceza Genel Kurulu         2014/35 E.  ,  2016/49 K.

“İçtihat Metni”

Kararı Veren

Yargıtay Dairesi : 14. Ceza Dairesi

Mahkemesi : Ağır Ceza

Sanık …’un mağdure …’a yönelik çocukların cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı TCK’nun 103/1-b, 103/2, 103/6, 43/1, 62 ve 63. maddeleri uyarınca 14 yıl 2 ay hapis, şikâyetçi sanık ….’ya yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı kanunun 109/2, 109/3-b, 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak Yazının devamını oku »

Genel kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Dolandıcılık; borca senet verilmesi, resmi belgede sahtecilik; kuşkudan sanık yararlanır

21. Ceza Dairesi         2015/3966 E.  ,  2015/4725 K.
“İçtihat Metni”

Tebliğname No : 11 – 2012/130908
MAHKEMESİ : İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 23/11/2011
NUMARASI : 2011/360 (E) ve 2011/762 (K)
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
Yazının devamını oku »

Genel kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »
%d blogcu bunu beğendi: