FETÖ-BYLOCK davaları ve Anayasa Mahkemesi kararı

 

 

 

 

 

TCK 30 ile düzenlenen hata hükümleri suç ve cezalar için son derece önemlidir.  Çünkü hata hükümleri dikkate alınmadan oluşturulan cezai hükümler masumların cezalandırılması sonucunu doğurabilir.

Modern ceza hukukunda kusursuz ceza olmaz ilkesi benimsenmiştir. 5237 sayılı TCK’nın dayandığı suç nazariyesi kusursuz ceza olmaz ilkesini benimsemiştir.

Anayasa Mahkemesi’nin konu ile ilgili birçok kararı bulunmaktadır.

Yargıtay’ın aynı konu ile ilgili birçok kararı bulunmaktadır.

Anayasa Mahkemesi aşağıda aktardığımız kararında Yargıtay’ın kararlarına atıf yapmaktadır.

Yargıtay Kararları:

Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 19/9/2013 tarih ve E.2013/7082, K.2013/9381 kararı şöyledir

Yazının devamını oku »

Reklamlar
Ceza Hukuku kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , , , , . Leave a Comment »

Çocuğun cinsel istismarı, yaşta yanılma TCK 30

 

 

 

 

 

 

T.C.

YARGITAY

14. CEZA DAİRESİ

E. 2014/8385

K. 2017/388

T. 31.1.2017

DAVA: Çocuğun cinsel istismarı hakkında

ÖZET : Sanık savunmasında mağdurun yaşının 17-18 olarak tahmin etmekte, 15 yaşından küçük olduğunu düşünmediğini ifade etmektedir. Mahkeme sanığını mağdurun yaşını araştırmadan, TCK 30 uncu madde ile düzenlenen hata hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağını tartışmadan cezaya hükmetmiştir.

KARAR : Suça sürüklenen çocuğun, mağdurenin onbeş yaşından büyük olduğunu zannettiğine dair savunması, mağdurenin fiziksel görünümünün onbeş yaşından büyük olduğuna dair savcılık gözlemi ve tüm dosya kapsamına göre; Anayasa Mahkemesi’nin 25.03.2015 gün ve 2014/6419 başvuru numaralı kararı da dikkate alınarak suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının mevcut olup olmadığı tartışılıp tüm deliller birlikte değerlendirilerek hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Yazının devamını oku »

Temyiz eden, temyiz nedenlerini dilekçesinde göstermek zorundadır

 

 

 

 

 

ÖZET

Temyiz eden, temyiz nedenlerini dilekçesinde göstermek zorundadır

Temyiz hükmün hukuka aykırı olması nedenleriyle yapılabilir.

”Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.”

Nitelikli dolandırıcılık

15. Ceza Dairesi 2018/1011 E. , 2018/1374 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin TCK’nın 158/1-l, 52/2, 52/4, 53, 58 maddeleri gereğince mahkumiyet, istinaf başvurusunun esastan reddine dair hüküm

Yazının devamını oku »

FETÖ-BYLOCK Davalarını Etkiyecek İstinaf Kararı

Birinci derece mahkemesinin gerekçeli kararının kopyala yapıştır ile oluşturulan, hükümle somut bağları bulunmayan kısımlarını dikkate almadık. Kararın kritik etmeğe değer bölümü:

 

 

 

 

 

 

V-DELİLLERİN TAHLİLİ VE SUÇUN VASIFLANDIRILMASI;

Sanığın Fetö/PDY silahlı terör örgütü tarafından, örgüt üyelerinin aralarındaki haberleşmelerini sağlayan ve örgüt üyeleri haricindeki insanların temin edip kullanma imkânı olmayan Bylock isimli programı kullanmak suretiyle terör örgütüne üye olduğu iddia edilmektedir.

Sanığın, kendisine ait olan ve bizzat kullandığı 0507 288 50 88numaralı GSM hattı ile Bylock isimli programı 25/08/2014 tarihinden itibaren 35737605679053 ve 35211806363450 İMEİ numaralı telefon makineleri ile kullandığının tespit edildiği, dosya kapsamında bulunan tespit tutanakları ile sabittir. Sanık da aşamalardaki ifadelerinde söz konusu GSM hattının kendisine ait olduğunu beyan etmiş ve fakat Bylock programını kullanmadığını savunmuştur. Yazının devamını oku »

Ceza Hukuku kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , , , . Leave a Comment »

Geçersiz taşınmaz satış sözleşmesi, sebepsiz zenginleşme

Tapu dışı taşınmaz satış sözleşmesi geçersizdir, ödenen bedel sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istenebilir.

Tapu dışı taşınmaz satış sözleşmesi geçersizdir

 

 

 

 

ÖZET

Tapulu taşınmazın tapu dışı satışı için yapılan sözleşme geçersizdir. Alıcı sebepsiz zenginleşmeden ötürü verdiği parayı geri isteyebilir. Paranın ödenmesi için ihtar çekilmemiş ise temerrüt faizi talep edemez.

10/07/1940 gün ve 2/7 sayılı İçtihadı Birleştirme kararına göre, geçersiz taşınmaz satışında verilen satış bedeline alıcı faiz, taşınmazın kullanılmasından dolayı da satıcı ecrimisil veya kira bedeli isteyemez.

3. Hukuk Dairesi 2018/1975 E. , 2018/2508 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Yazının devamını oku »

İcra takibinden sonra zamanaşımı

İcranın geri bırakılması

T.C.

YARGITAY

12. HUKUK DAİRESİ

E. 2016/25178

K. 2017/16438

T. 28.12.2017

2004/m.33a,59, 62

 

 

 

 

ÖZET: Dava, icranın geri bırakılması istemine ilişkindir.

Alacaklının sadece haciz talebinde bulunması yeterli olmayıp, işlemin zamanaşımını kesmesi için İİK’nun 59. maddesi uyarınca işlemin gerektirdiği masrafın da yatırılmış olması gerekir. Mahkemece, borçlunun zamanaşımı şikayetinin kabulüyle icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, istemin reddi isabetsizdir.

DAVA: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Yazının devamını oku »

İcra kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , , , , , , , . Leave a Comment »

İlama dayalı bir alacak ilamsız takip konusu yapılamaz

T.C.

YARGITAY

İÇTİHADI BİRLEŞTİRME GENEL KURULU

E. 2017/2

K. 2017/3

T. 26.5.2017

 

 

 

 

 

ÖZET: İlama dayalı bir alacak ilamsız takip konusu yapılamaz. İlamların genel haciz yolu ile ilamsız takibe konu edilmesinin icra hukukuna ve yargılama tekniğine uygun düşmediği, bu yola başvurmakta alacaklının hukuki yararının bulunmadığı gibi borçlunun hukuki durumunun ağırlaştırıldığı ve taraflar arasındaki menfaatler dengesinin bozulduğu sonucuna varılmıştır.

DAVA : I. GİRİŞ

A. İÇTİHATLARI BİRLEŞTİRME KONUSUNDAKİ BAŞVURULAR

Avukat Abdullah Duran ve Avukat Eda Tanrıverdi 08.10.2013 dilekçesi ile ilama dayalı para alacağının tahsili için ilamsız takip yolu ile takibe geçilip geçilemeyeceği konusunda Hukuk Genel Kurulu ile Daireler arasında ortaya çıkan görüş ayrılıklarının içtihatların birleştirilmesi yolu ile giderilmesini istemiştir.

B. YARGITAY BİRİNCİ BAŞKANLIK KURULUNUN KARARI VE İÇTİHADI BİRLEŞTİRMENİN KONUSU Yazının devamını oku »

%d blogcu bunu beğendi: