DİLEKÇE ÖRNEKLERİ

       

UYARLAMA 1

AVUKAT

                                                                                                                    İNFAZIN DURDURULMASI TALEPLİDİR

……………………………… ASLİYE CEZA MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİNE

DOSYA NO:

HÜKÜMLÜ:

MÜDAFİİ    :

 KATILAN     :

KONU          :UYARLAMA ( YENİDEN YARGILAMA) , Not: bizce bu davalar ne yeniden yargılama ve ne de uyarlamadır. 5275 sayılı yasanın98. maddesine göre cezanın gözden geçirilmesidir. Pratikte bu kavramlar kullanılıyor diye kullandık.

AÇIKLAMALAR

YARGILAMA YOKLUKTA YAPILMIŞTIR.

Yargıtay 10. Ceza dairesinin 28.12.2009 tarih 2009/15031 esas sayılı kararında yoklukta yargılamayı bozma nedeni olarak kabul etmiştir.  Daire kararından da anlaşılacağı üzere 5941 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 20.12.2009 tarihinden sonra yoklukta yargılama hukuka uygun değildir. Mahkemenizin müvekkilim hakkındaki yargılaması, soruşturma ve kovuşturma müvekkilimin gıyabında yapılmış, hüküm müvekkilimin yokluğunda oluşturulmuştur.

ADİL YARGILANMA HAKKI

Anayasamızın 36. Maddesi, AİH sözleşmesinin 6. Maddesi ve CMK’nın ilgili hükümleri adil yargılama hakkını düzenlemektedir. Adil yargılamanın olmazsa olmaz temel unsuru ise savunma hakkıdır. Yoklukta yargılama savunma hakkını ortadan kaldırdığı için Uluslararası sözleşmelere, Anayasamıza, CMK’ya aykırıdır. Bu nedenlerle müvekkilim hakkında oluşturulan hüküm müvekkilime savunma hakkı tanıyarak yenilenmelidir.

CEZA GENEL KURUL KARARI

 Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2009/16-5 esas sayılı 03.02.2009 tarihli kararına göre; hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolu, süresi, başvurulacak merci ile başvuru şekli açıkça belirtilmemiş ve sanığa tebliğ edilmemiş ise geçersizdir. Müvekkilim hakkında verilen gerekçeli hükümde temyiz yolunda, YARGITAY, MERCİİ OLARAK BELİRTİLMEMİŞTİR. Ceza Genel Kurulunun bu kararı doğrultusunda temyiz hakkımız saklı olmakla birlikte eksik yargılamayla oluşturulan hükmün uyarlama yargılamasıyla eksikliklerin giderilmesi ve 5941 sayılı yasanın gereklerinin yerine getirilmesi mümkün olacağından öncelikle uyarlama yargılaması yapılması yoluna gidilmiştir.

5941 SAYILI YASA İLE ŞEKLİ (OBJEKTİF) SUÇ UYGULAMASI TERK EDİLMİŞTİR.

5941 sayılı yasanın genel gerekçesinde ve karşılıksız çek suçunun unsurlarının ve yaptırımlarının düzenlendiği 5.madde gerekçesinde 5237 sayılı yasaya uyum sağlamak amacıyla şekli (objektif) suç tanımının terk edildiği açık bir dille yazılmıştır. 5941 sayılı yasanın gerekçesinde açıkça “karşılıksız çek suçu en azından taksirle işlenebilen bir suçtur” denmektedir.

 KAST

5237 sayılı yasanın 5. Maddesi şöyledir:

MADDE 5. – (1) Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır.

Bu madde hükmü TCK’nın21/1.maddesi birlikte değerlendirildiğinde karşılıksız çek suçunun oluşması için kastın varlığı kaçınılmazdır. 21.madde şöyledir:

MADDE 21. – (1) Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanunî tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir.

 Uyarlama yargılaması yapılırken 5941 sayılı yasanın 5.maddesinin TCK’nın 5. Ve 21.maddeleriyle birlikte değerlendirilmesi gerekmekteydi.

İFLAS VE İFLAS ERTELEME

Mahkemenizin kararına esas teşkil eden, karşılıksız çek suçunun konusu karşılıksız çek hesabının sahibi firma ………………………………. …………………………….. firması 2005 yılında krize girmiş, firma önce iflas erteleme kararı almış, daha sonra da iflas etmiştir. Firma halen iflas sürecindedir.

Uyarlama yargılamasında 5941 sayılı yasanın 5.maddesi, TCK’nın 5.ve 21 maddesiyle birlikte değerlendirilip uygulanmış olsaydı ve müvekkilime savunma hakkı tanınsaydı; müvekkilimin masuniyeti anlaşılacaktı. Müvekkilim karşılıksız çek suçunu kasten, bilerek ve isteyerek işlemediği gibi çekin karşılıksız çıkmasında ihmali ve kusuru yoktur. ANAYASA MAHKEMEMİZ 2006/72 19.02.2009,2009/24 SAYILI KARARINDA KUSURSUZ SUÇ OLAMAYACAĞINA HÜKMETMİŞTİR.

SONUÇ İSTEM: Hüküm müvekkilimin yokluğunda oluşturulduğundan, gerekçeli karardaki yasa yolundaki eksiklikler, adil yargılanma hakkı, savunma hakkı verilmediğinden, sonradan yürürlüğe giren 5941 sayılı yasa ile suçun unsurlarının ve yaptırımlarının değişmesi nedeniyle ve müvekkilimin kastı, ihmali ve kusuru olmadığından ve mahkemenizin doğrudan gözeteceği diğer nedenlerle Yargıtay 10.Ceza Dairesi kararları ve Ceza Genel Kurulu kararı doğrultusunda öncelikle İNFAZIN DURDURULMASINA, yargılanmanın yenilenmesine veya sonradan yürürlüğe giren 5941 sayılı yasaya göre uyarlama yapılmasına karar verilmesini müvekkilim adına talep ederim. 18.02.2011

EK                                                                                                                                                                                                                                                                                                                             HÜKÜMLÜ MÜDAFİİ

Yargıtay 10.Ceza Dairesi Kararları                                                                         AV. ……………………..

Ceza Genel Kurul Kararı

Yeni Çek Yasası 5941 sayılı yorumlar uygulamalar kitabı

UYARLAMA DİLEKÇE ÖRNEK 2

AVUKAT

                                                                                                              İNFAZIN DURDURULMASI TALEPLİDİR.

………………………………………ASLİYE CEZA MAHKEMESİ

DOSYA NO:

KARAR NO:

HÜKÜMLÜ:

MÜDAFİİ    :

KATILAN     :

KONU         : UYRALAMA (YENİDEN YARGILANMA) Not: bizce bu davalar ne yeniden yargılama ve ne de uyarlamadır. 5275 sayılı yasanın98. maddesine göre cezanın gözden geçirilmesidir. Pratikte bu kavramlar kullanılıyor diye kullandık.

AÇIKLAMALAR:

CEZA GENEL KURUL KARARI

 Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2009/16-5 esas sayılı 03.02.2009 tarihli kararına göre; hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolu, süresi, başvurulacak merci ile başvuru şekli açıkça belirtilmemiş ve sanığa tebliğ edilmemiş ise geçersizdir. Mahkemenizin müvekkilim hakkında verdiği 06.05.2009 tarihli kararının temyize ilişkin bölümü aynen şöyledir:

İlişkin, sanığın yokluğunda, katılan vekilinin yüzünde, C.Savcısı Mehmet Duman’ın huzuru ile isteme uygun, bildirimden itibaren 7 gün içerisinde Yargıtay ilgili ceza dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.”

Görüldüğü gibi esas mahkemesinin kararında temyizin şekli, nasıl yapılacağı, hangi merci ye başvurulacağı belirtilmemiştir. Yukarda sözünü ettiğimiz Yargıtay Ceza Genel Kurul kararı temyizin süresinin, şeklinin, başvurulacak merciin açıkça belirtmeyen mahkeme kararını bir anlamda yok hükmünde kabul etmiş, kararın kesinleşmediğini ve bu nedenle bu tür kararlarda temyiz yolunun açık olduğunu ve kesinleşmeyen kararlarda da olağanüstü kanun yoluna gidilemeyeceğini, yasa adına bozma istenemeyeceğine karar vermiştir.

Esas mahkemesinin kararı Ceza Genel Kurulunun kararı ışığında değerlendirildiğinde ortada henüz kesinleşmeyen bir hüküm olduğunu göreceğiz.

KESİNLEŞMEYEN BİR HÜKÜMDEN CEZA İNFAZI YAPILMASI HUKUKUN ÖZÜNE VE ADALET DUYGUSUNA AYKIRIDIR.

Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarihli kararı, AİHM kararları göz önünde bulundurulduğunda müvekkilim hakkında verilen hükmün kesinleşmediği anlaşılacaktır. Çünkü Yargıtay Ceza Genel Kurulunun kararı AİHM kararlarıyla uyumlu olarak verilmiş bir karardır. Ceza Genel Kurulu kararında aynen şöyle denmektedir:

Görüldüğü gibi; karara karşı başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve şekli açıklanmamış, tefhim sırasında hazır bulunan sanık yanıltılmıştır. Bu nedenle kararın, yasa yoluna başvurma hak ve yetkisi bulunanlara, başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve şeklini gösterir açıklamalı tebligat ile tebliğ edilmesi, açıklamada mutlaka itiraz yasa yoluna başvurma süresinin kendilerine tebligat yapılmasından itibaren başlayacağının bildirilmesi gerekmektedir. Tebligata rağmen itiraz yasa yoluna başvurulmaması durumunda karar kesinleşeceğinden, ancak bu ahvalde yasa yararına bozma yasa yoluna başvuru olanaklı hale gelecektir.”

Bir ceza mahkemesinin temyize ilişkin bölümü en azından şu şekilde olmalıydı.

“………………Sanık ve katılan vekili yönünden kararın tebliğinden itibaren bir hafta içerisinde mahkememize veya başka bir asliye ceza mahkemesine verilecek dilekçe ya da zabıt katibine tutturulacak tutanak ile (mahkeme hâkimince onaylanmış) Yargıtay nezdinde temyizi kabil olmak üzere mütalaaya uygun olarak açık duruşmada verilen karar açıkça okunup anlatıldı.”

Mahkemenizin kararında sanığın temyiz hakkı yukarıda bir mahkeme kararından alınmış örnekteki gibi açıklayıcı olmalıydı. Müvekkilim sanık temyiz yolu hakkında yanıltılmıştır. Gerekçeli kararda temyiz yolu temyiz merci, temyizin şekli ve nasıl yapılacağına hiç değinilmemiş, müvekkilime temyiz hakkı anlatılmamıştır.

MÜVEKKİLİM HUKUKA AYKIRI OLARAKM CEZA EVİNDEDİR.

ACİLEN İNFAZIN DURDURULMASINA KARAR VERİLMELİ.

YARGILAMA YOKLUKTA YAPILMIŞTIR.

Yargıtay 10. Ceza dairesinin 28.12.2009 tarih 2009/15031 esas sayılı kararında yoklukta yargılamayı bozma nedeni olarak kabul etmiştir.  Daire kararından da anlaşılacağı üzere 5941 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 20.12.2009 tarihinden sonra yoklukta yargılama hukuka uygun değildir. Mahkemenizin müvekkilim hakkındaki yargılaması, soruşturma ve kovuşturma müvekkilimin gıyabında yapılmış, hüküm müvekkilimin yokluğunda oluşturulmuştur.

5941 SAYILI YASA İLE ŞEKLİ (OBJEKTİF) SUÇ UYGULAMASI TERK EDİLMİŞTİR.

5941 sayılı yasanın genel gerekçesinde ve karşılıksız çek suçunun unsurlarının ve yaptırımlarının düzenlendiği 5.madde gerekçesinde 5237 sayılı yasaya uyum sağlamak amacıyla şekli (objektif) suç tanımının terk edildiği açık bir dille yazılmıştır. 5941 sayılı yasanın gerekçesinde açıkça “karşılıksız çek suçu en azından taksirle işlenebilen bir suçtur” denmektedir.

SONUÇ İSTEM: 03.02.2009 tarihli Ceza Genel Kurulunun kararı göz önünde bulundurulduğunda hukuksuz olarak ceza evinde bulunan müvekkilimin infazın acilen durdurulmasını, yeniden yargılama yapılarak 5237 sayılı yasanın 5. Ve 21.maddeleri, 5941 sayılı yasanın 5/1 maddesi, 5271 sayılı yasanın 223.maddesi, 5275 sayılı yasanın 98.maddesi uyarınca beraatına karar verilmesini talep ederim.24.02.2011

EK                                                                                                                                        HÜKÜMLÜ MÜDAFİİ

CEZA GENEL KURUL KARARI                                                                    AV. ………………………………………

ÖRNEK MAHKEME KARARI

2 Yanıt to “DİLEKÇE ÖRNEKLERİ”

  1. erdal özçelik Says:

    açık açık dolandırıldım. savcılığa suç duyrusunda bulun dum 6 ay sonra takıpsızlık verdı. şım dı ben 4. kışı tarfından ıcralık oldum hıç bır teblıgat almadan eve talımatla ıcra gelmış evde yoktuk avans yersız dıye kapıyı açamamışlar. dolandırıcılık sucundan dava açsalar son uç ne olabılır mahkeme olsa ceza alırmıyım ama kesınlıkle para odeme gucum yok.cevap beklıyorum 5335661851

  2. hasan seyalıoğlu Says:

    bu iktidara inanmayın ve güvenmeyin sizlere tek söyleyeceğim budur.bunlardan medet ummayın.aklınızı kullanın mesajımı değerlendirin


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: