CNN TÜRK ÇEK HABERLERİ NE KADAR GERÇEK?

Karşılıksız çek etik bir olay mı?

Çek mağdurlarının umutla izlediği Av. Osman Oy çeklerin karşılıksız çıkmasının ” etik, ahlaki bir olay olduğunu..” söyledi. Av. Osman Oy’a göre çeklerin ödenmemesinin, karşılıksız çıkmasının nedeni düşük ahlak..Karşılıksız çekin nedenini etiğe bağlayan avukat, karşılıksız çeki kredi kartları ile karşılaştırdı ve şöyle dedi:

“… kredi kartları sahibi hesabını bilse, gücüne göre para harcasa mağdur olur mu?

Avukat, birçok  kredi kartı mağdurunun kredi kartlarını işçi maaşı ödemek, çeklerini ödemek gibi zorunlu nedenlerle kullandıklarını, krizle birlikte de kredi kartı borçlarını tıpkı çekleri gibi ödeyemediklerini bilmiyor, ya da bilmek işine gelmiyor.. Tuzu kuru…

Avukat devamla bütün bunların mağdur edebiyatı olduğunu söyledi.

CNN TÜRK’ÜN KARŞILIKSIZ ÇEK HABERLERİNE İHTİYATLA YAKLAŞIYORUM..

Bu programın reklamını yapanlar,  çek mağdurlarını bu programı izlemeye  çağıranların şimdi ne diyeceklerini merak ediyorum…..

TOPLANIYORUZ

TAKSİM TOPLANTISI

KRİZDEN ETKİLEN FİRMALAR 8 EKİM PERŞENBE, SAAT 18.00 DE TAKSİM’DE TOPLANIYOR, TOPLANTI YERİ ADRESİ SALI GÜNÜNDEN İTİBAREN AŞAĞIDAKİ İRTİBAT TELEFONUNDAN ÖĞRENİLEBİLİR,

KATILMAK İSTEYENLER İRTİBAT TELEFONLARINA KAYIT YAPTIRMALIDIRLAR.

FİRMALARA YAPTIĞIMIZIN ÇAĞRININ METNİ VE TOPLANTI GÜNDEMİ AŞAĞIDADIR.

Sayın Yetkili

Başta karşılıksız çek davaları olmak üzere krizlerden etkilenen firmaların sorunlarını konuşmak ve firmalar arasında dayanışma oluşturmak amacı ile bir toplantı düzenlemeyi düşünüyoruz.

 

KARŞILIKSIZ ÇEK SORUNU EN ACİL SORUN

Bilindiği gibi TBMM Adalet Komisyonunda bekleyen bir Çek Kanunu Tasarısı mevcuttur. Çek Kanunu mecliste görüşüldüğü sırada Çek Mağdurlarının oluşturduğu Dayanışma Grubu birçok girişimde bulunmuştur. . Bu girişimleri basın ve televizyonlardan izlemişsinizdir. Bu ve benzeri girişimler sonucu çek mağdurlarının lehine yasada değişiklikler yapılacağı konusunda kamuoyunda ciddi bir beklenti oluşmuştur. 2009 Haziran ayında Çek Kanununun çıkması beklenirken kanun çıkmamış ve belirsiz bir tarihe ertelenmiştir. Meclis yeniden açılırken Çek Mağdurları Dayanışma Grubumuz çalışmalarını yeniden başlatmıştır. Dayanışma grubunu genişletmek ve daha etkili bir çalışma yapmak gereğini duyduk. Çağ dışı karşılıksız çek hapsinin kalkması için sizlerin aktif desteğine ihtiyacımız var.

Karşılıksız Çeke cezaya karşı yürütülecek mücadelenin iki önemli boyutu vardır; TBMM ve Yargı. Her ikisi içinde örgütlü ve dayanışma içerisinde olmamız gerekmektir. TBMM ve Yargı üzerinde etkili olmak, sesimizi duyurmak için etkili ve örgütlü bir çalışmaya ihtiyaç vardır.

Yapılacak toplantıda karşılıksız çek davalarından başka iflas erteleme sürecindeki firmaların diğer sorunları da gündemimizde olacaktır.

1-    Kişisel kefaletlerden ötürü ortaklara karşı yürütülen icra takipleri ,

2-    İpoteklerden ötürü ortakların gayrimenkullerinin satılması,

3-    89 Haciz İhbarnamelerinden doğan ihtilaflar,

4-    Leasing firmaları ile yaşanan sorunları,

5-    Sözleşmelerden kaynaklanan sorunlar.

TOPLANTI GÜNDEMİ

1-    Çek kanunun Lehimize çıkması için neler yapabiliriz?

2-    İflas ertelemenin kamuoyundaki kötü ününü silmek için neler yapılabilir?

3-    İflas ertelemenin yasal eksiklikleri konusunda kamuoyu oluşturma yasal düzenlemeler konusunda neler yapabiliriz?

4-    KOBİ Dayanışma Derneği kurulmalı mı veya mevcut bir dayanışma derneğine mi katılmalıyız?

5-    KOBİ Dayanışma Derneğine Web Sitesi konusu

6-    KOBİ dayanışma aylık dergi konusu

 

Toplantı teyidi ile birlikte toplantı zamanı konusunda görüş belirtmenizi rica ediyoruz, saygılarımızla…

Girişin komitesi Adına

Av. Rahmi OFLUOĞLU

 

STAR ANA HABER PART 2 ÇEK HABERİ   ( videoyu 2.kısımda izleyebilirsiniz)
http://www.sondizi.com/star-tv-ana-haber/star-tv-ana-haber-bulteni-08062009-izle.html

www.rahmiofluoglu.com

http://karsiliksizcek.wordpress.com

İletişim    : Yeşim Turan

0212 876 89 00 Tlf.

0212 876 93 70 Fax.

Toplantıya Katılacağım             ……………………………………………………………………               

Firma adı ve imza                        …………………………………………………………………..

Sorular:                                           ……………………………………………………………………

 

Toplantı Yeri ve Saati

8 Ekim Perşenbe Saat 18.000 Taksim

Adres 6 Ekim Salı Günü Duyurulacaktır.

Katılım İçin Kayıt Yaptırmalısınız                              

b)    6 Ekim Salı Günü saat 18.00                                      

c)     10 Ekim Cumartesi saat 11.00                                              

 

 

HALKIN GAZABI

Yüz binlerce karşılıksız çek davası, on binlerce çeke dayalı başka davalar, milyonlarca icra haciz ve insanlığın yüz karası bir ekonomik düzen sürüp gidiyor. Milyonlar suskun, sessiz, bu sessizlik yönetenleri ürkütmeli. Bir Kürt açılımı, bir demokrasi açılımı teranesi sürüp gidiyor, sen önce Türk ile Kürdü ile yüz binlerce insanı insanlık ayıbı karşılıksız çek zulmünden kurtar, milyonlarca insanın en gerekli ev eşyalarını hacizden kurtar, önce bu insanların onurlarını kurtar, yaşama haklarını sosyal bir devlet olarak garanti altına al, sonra,  ya da eşzamanlı olarak diğer açılımları gündeme getir; bunu yapmıyorsun, yapamıyorsun çünkü Kürt ve Türk hakim sınıfları buna izin vermiyor. Halk en önce insanlık dışı bir tehditten, borç yüzünden hapis tehdidinden kurtulmak istiyor, sonra iş, aş istiyor; tabii sizin kolayınıza geliyor halkı boş laflarla oylamak, hamaset nutukları atmak, boş barış teraneleri tutturmak, kolayınıza geliyor.

 Türk bayrağına sarılı cenazeler gelmesin diyorsunuz, Türk bayrağına sarılı olmayan cenazeler değersiz mi efendiler! Acaba bir yılda Trafik kazalarında kaç kişi ölüyor,mega köy  İstanbul’un göbeğinde selde boğulanları bu sayıya eklediğinizde ve bir de buna eksik beslenmeden erken yaşta göçüp gidenleri kattığınızda göreceksiniz ki Türk bayrağına sarılı gelen cenaze sayısı bu sayının yanında çok küçük kalacaktır.

Özlemimiz şu; insanlar pis bir savaşta boşuna ölmesin! Bu anlamsız savaş dursun, insanlar bir ilk çağ uygulaması ile borcundan ötürü hapse atılmasın, yaşamlarını sürdürmeleri için gerekli olan ev eşyaları; buzdolapları, televizyonları, mutfak araç ve gerekleri sırf baskı uygulamak gibi sadist duygularla haczedilmesin, bütün yurttaşların yaşamlarını sürdürebilmeleri için asgari koşulları devlet yaratsın, özlemimiz budur.

Yüz binlerce insan karşılıksız çek davaları yüzünden her gün mahkemelere taşınıyor, böyle bir ekonomik düzeni hiçbir uygar ülkede göremezsiniz, Babacan böyle bir ekonomiyi yönettiği için utanmalı, ekonomiden sorumlu hiçbir yetkili böyle hapis tehdidi ile yönetilen bir ekonomiyi savunamaz. Bu davalar ekonomin yüz karasıdır, yönetenler utanmalı, bakın bakalım Fransa’da kaç karşılıksız çek davası, Almanya’da kaç tane, bakın bir uygar ülkelere ve utanmazsanız ar damarınız çatlamış demektir.

Mağdurlar mağdur, sesleri çıkmıyor, çıkaramıyorlar seslerini… Ama sessiz milyonlar sizi korkutsun, Kürt gerillalara karşı sizi koruya TSK var, ama halkın bütünü söz konusu olursa TSK nın yeri bellidir. Bu sessiz yığınlar bir gün gayri yeter deyip ellerini toprağa basıp doğruldukları zaman gelir çatar, zaman ola, gün ola…

Onlar

onlar ki toprakta karınca,
suda balık,
havada kuş kadar
çokturlar;
korkak,
cesur,
cahil,
hakîm
ve çocukturlar
ve kahreden
yaratan ki onlardır,
destanımızda yalnız onların maceraları vardır.

onlar ki uyup hainin iğvâsına
sancaklarını elden yere düşürürler
ve düşmanı meydanda koyup
kaçarlar evlerine
ve onlar ki bir nice murtada hançer üşürürler
ve yeşil bir ağaç gibi gülen
ve merasimsiz ağlayan
ve ana avrat küfreden ki onlardır,
destânımızda yalnız onların mâceraları vardır.

demir,
kömür
ve şeker
ve kırmızı bakır
ve mensucat
ve sevda ve zulüm ve hayat
ve bilcümle sanayi kollarının
ve gökyüzü
ve sahra
ve mavi okyanus
ve kederli nehir yollarının,
sürülmüş toprağın ve şehirlerin bahtı
bir şafak vakti değişmiş olur,
bir şafak vakti karanlığın kenarından
onlar ağır ellerini toprağa basıp
doğruldukları zaman.

en bilgin aynalara
en renkli şekilleri aksettiren onlardır.
asırda onlar yendi, onlar yenildi.
çok sözler edildi onlara dair
ve onlar için:
zincirlerinden başka kaybedecek şeyleri yoktur,
denildi

NAZIM HİKMET

 

ÇEK KANUNU TASARISI MEÇHÜL BİR TARİHE ERTELENEBİLİR

 KARŞILIKSIZ ÇEK EYLEMİ, NEREDEN NEREYE?

Karşılıksız çekte startı 6 Ocak 2009 tarihinde Prof.dr. Adem Sözüer tarafından verildi. Sözüer 5237 sayılı TCK ile 31.12.2008 tarihine kadar 3167 sayılı yasada gerekli uyum yapılmadığı,uyum yasası çıkmadığı için çek kanunun artık yürürlükte olmadığını söylemiş, İyimaya da kendilerini doğrulamıştı. Bu durum karşılıksız çek mağdurları için büyük umuttu. Ancak, sorun sadece 3167 sayılı yasanın yürürlüğü sorunu değildi. Karşılıksız çeke ceza bir insan hakları ve anayasa sorunu idi. Biz karşılıksız çeke bir af sorunu ya da yasanın yürürlüğü sorunundan öteye,  karşılıksız çek yüzünden hapis cezalarının AİHS ne ve Anayasanın 38. Maddesine aykırı olduğunu bu blogda yazmaya başladık. Karşılıksız çekte hapis cezası olduğunu, adli para cezasının sonuçta hapis cezası ile sonuçlandığını bırakın sıradan insanları milletvekilleri, gazeteciler bile bilmiyordu. 2009 Nisan ayında milletvekillerine faks çekme, mail gönderme eylemi başladı, sonra basına yoğun biçimde fakslar çekildi, konu ile ilgili bilgilendirmede önemli mesafeler kat edildi, en son TESK başkanı Palandöken’in gafını hatırlayınız, bunun da üzerine gidildi ve gerçek ısrarla ve ısrarla anlatıldı.

2009 Mayıs ayına gelindiğinde konu artık basında tartışılıyordu, internette konu ile ilgili haber ve yorumlar çoğaldı, Haziran ayı başında Star Tv. bana ulaştı, hiçbir kişisel bağım, ilişkim yoktu Star Tv. İle, yazılarımız onlara ulaştırılmış ki veya onlara takip edip bulmuşlar, bana ulaştılar ve bir röportaj yaptılar, röportaj 8 Haziran 2009 akşamı Star ana haber bülteninde yayınlandı ve takip eden haber bültenlerinde yer aldı. Bu sırada Çek Kanunu Tasarısı Meclis Adalet Komisyonunda idi. Artık karşılıksız çek konusu ülke gündemine oturmuştu, çek mağdurlarında umut zirvede idi. Adalet Komisyonu tasarıyı alt komisyon gönderildi, Prof. Dr. Adem Sözüer’in Alt Komisyona çağırıldığı haberi alındı ve bu durum umutları artı.  Beklenti alt komisyonda sorun çözülecek, tasarı beklentileri karşılayacak değişiklik önerileri ile Adalet Komisyonuna gelecekti. Olmadı, Adalet Komisyonu önce alt komisyonun raporu gelmedi gerekçesi ile ertelendi, daha sonra da Babacan bir açıklama yaptı ve piyasada 226 milyar çek olduğunu, karşılıksız çek affını likidite sıkıntısı yaratacağını söyledi. İnsan hakları, anayasal haklar v.s önemli değildi, ekonomiyi kurtarmak için insan hakları ve anayasal haklar ihlal edilebilirdi. Kaldı ki açıklama doğru değildi, 3167 sayılı çek kanunu 1985 den beri yürürlükte idi ve karşılıksız çek ciddi hapis cezaları ile karşılanıyordu, ama ekonomi bir türlü düzene girmemişti, 1985den bu yana sayısız ekonomik krizler yaşamıştı ülke. Bu açıklama ile yeni çek kanunu tasarısı rafa kaldırıldı ve bir daha raftan ne zaman indirileceği de meçhul, top direkten dönmüştü.

Bu gelişmelerin arkasından 23 Haziran eylemi gerçekleştirildi. Eylem başarılı idi. MHP den Oktay Vural Mağdurlar ile basın toplantısı yaptı, Baykal grupta mağdurları destekleyen bir konuşma yaptı, böylece mağdurların yeniden moral buldular. Bütün bu eylemlerde hiçbir zaman umulan sayıya ulaşılamadı ve eylemlere öncülük yapanlar birbirlerini suçlamaya başladılar, bu durum meclisin tatile girmesi ile sönen umutları biraz daha olumsuz etkiledi ve şu an gördüğümüz gibi  bloglarda yorum yapanlar bire, ikiye düştü.

EYLEMLERDE SAYIYI ARTIRMAK İÇİN ZORLAMA ÇAĞRILAR BAŞLADI

Eylemlere zorlama çağrılar fayda etmedi çünkü bu çağrılar gerçekler üzerine oturmuyordu, gerçekleri göz ardı eden çağrılardı. Eyleme hazırlık aşaması ve eylem biçimi demokratik değildi öncelikle, eylem hazırlıklarında ve eylemlerde bireysellik zirvede idi. Kurtuluş savaşını hatırlayınız, Mustafa Kemal bir asker, cephelerden gelmiş, ne yaptı kurtuluş savaşını başlatmak için kurultaylar topladı ve bu kurultaylarda aldı bütün önemli kararlarını.

KARŞILIKSIZ ÇEK KONUSU CİDDİ BİR KONU İDİ VE MÜCADELE CİDDİYE ALINMALI İDİ. NE YAPILMALI İDİ?

Ben ne yapılması gerektiğini bu blogda yazdım. Bir araya gelen çek mağdurlarının kaç kişi olduğu önemli değil, önemli olan doğru eylemi koymaktı. Ne yapılmalı? Tekrarlıyorum:

Gördüğümüz kadarı ile bütün eylemlere katılan 25 kişi civarında insan var, işte bu insanlar önce bir araya gelip durumu enine boyuna tartışmaları gerekir. Sonra alınacak kararlar doğrultusunda bir örgütlenmeye gidilir,   bir yürütme organı oluşturulur ve bu organ kararlaştırılan doğrultuda eylemleri yürütür, aksi bireysel çağrılarla yapılan eylemlerin varacağı nokta için söze ve tanığa gerek olmadığı kanaatindeyim.

ÇEK KANUNU TASARARISININ RAFA KALDIRLIMA NEDENİ ÖZETLE:

PİYASADA 226 MİLYAR LİRA ÇEK VAR, AF VEYA BENZERİ DURUMDA LİKİDİTE SIKINTISI DOĞAR.

Çek kanunu rafa kaldıran bu iddia geçici bir durumu yansıtmıyor, bu gerekçe ortadan kalkmadıkça karşılıksız çeke af çıkması, ya da çek tasarısının yasallaşması bu rafa kaldırmanın mantığına aykırı olacaktır.

ÇEK KANUNU TASARISI MEÇHÜL BİR TARİHE ERTELENEBİLİR

Değil Ağustos ayında Ekimden sonra da çözümün garantisi yoktur. Bu nedenlerle bireysel hareketler yerine bir an önce örgütlenerek eylemi toplumsal hale getirmek gerekiyor, yoksa eylemlere katılan 20, 25 kişi de inancını yitirtecektir. İnsanlar şimdiye kadar hareketin arkasında ciddi bir örgütlenmenin olduğunu sanıyorlardı, ancak şapka düştü kel göründü, artık ciddi olunmalı çözüm isteniyorsa.

 BURHAN İŞCAN’IN YORUMU İÇİN TIKLAYINIZ

FISILTI GAZETESİ KARŞILIKSIZ ÇEK SORUNU AĞUSTOSTA ÇÖZÜLEBİLİR, EKİME KESİN GÖZÜ İLE BAKILIYOR HABER İÇİN TIKLAYINIZ

KADİR KARTAL GÜZEL BİR ÖYKÜ GÖNDERDİ MORALLERİ YÜKSELTECEK TIKLAYINIZ

 

 

 

 

.

KARŞILIKSIZ ÇEK KİTABI ÇIKIYOR

KİTAP 20 AĞUSTOSA KADAR BASKIYA HAZIR HALE GETİRİLECEK, EYLÜL BAŞINDA İSE PİYASAYA ÇIKACAKTIR. KİTAP, BİR AVUKAT TARAFINDAN DERLENİYOR, ÜZERİ FİYATI 5(BEŞ) TL OLACAK, ÇEK MAĞDURLARI KİTABI 2.5(İKİBUCUK) TL YE SATIN ALABİLECEK.

KİTABIN İÇERİĞİ:

KARŞILIKSIZ ÇEK KONUSUNDA ÇIKAN MAKALELER,

KARŞILIKSIZ ÇEK KONUSUNDA ÖNEMLİ KİŞİLERİN YAPTIĞI AÇIKLAMALAR; PROF. DR.ADEM SÜZÜER, YARGITAY BAŞKANI HASAN

GERÇEKER, AHMET İYİMAYA GİBİ ..

MAHKEME KARARLARI (BERAAT)

MAĞDUR ÖYKÜLERİ

3167 SAYILI KANUN METNİ

ÇEK KANUNU TASARISI METNİ

SİZDEN NE BAKLİYORUZ?

YAYINLANMASINI İSTEDİĞİNİZ MAKALE, HABER, BİLGİ VE BELGE, ÇEK MAĞDURLARINA İLİŞKİN ÖYKÜLERİ 20 AĞUSTOSA KADAR BİZE ULAŞTIRMANIZI İSTİYORUZ.

KİTABIN BASILIP BASILMAMASI KONUSUNDA BİR BEKLENTİ YOK ÇÜNKÜ SİZLERİN KİTABIN FİNANSMANINA KATILMANIZ BEKLENMİYOR.

ASLİYE CEZA HAKİM VE SAVCILARININ KİTABA İLGİ GÖSTERECEĞİNİ VE MUTLAKA OKUYACAĞINI DÜŞÜNÜYORUZ, ÇÜNKÜ DOĞRUDAN ONLARI İLGİLENDİREN BİR KONU.

İKTİDAR BİR BÜTÜNDÜR

AVUKAT BURAK KERİM’E

On binlerce avukatın içerisinden bir Av. Burak Kerim çıkmış çek davasına destek veren, on binlerce çek mağdurundan bir veya birkaç Burhan İşcan çıkmış çek mağdurlarına önderlik edecek; bu yüzden insanın dili varmıyor bu birkaç insanı eleştirmeye. Ne yazık ki Türkiye insanı tebaa kültürünü aşıp yurttaş bilincine erişemedi, birey olduğunun, hakları olduğunun farkında değil. Karşılıksız Çek Mağdurları Hareketi internet üzerinden, birbirlerini tanımayan insanların ortak sorunları etrafında toplanması ile ortaya çıkmış, biraz da kendiliğinden gelişen bir hareket, farklı inanç ve düşüncede olan insanlar ortak sorunları için bir platform oluşturdular. Bu son derece olumlu bir gelişmedir ve giderek, çoğalarak güçlü bir toplumsal hareketi tetikleyebilir, çünkü toplum küresel krizi etkisi altında işsizleşiyor, yoksullaşıyor, açlık sınırında yaşayan insanların sayısı çığ gibi artıyor.TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

AĞIR CEZALAR SUÇLU YARATIYOR

ÇEK KANUNLARINDAKİ AĞIR CEZALAR KARŞILIKSIZ ÇEK SAYISINI ÇOĞALTIYOR

AĞIR CEZALAR İNSANLARI DOLANDIRICILIĞA VEYA KALPAZANLIĞA YÖNELTİYOR.

ÇARE ÇEKE AĞIR CEZA DEĞİL, EKONOMİYE DOĞRU YÖN VERMEKTE, BANKA VE FAKTÖRİNLERİN, İŞ ÇEVRELERİNİN AÇ GÖZLÜLÜKTEN VAZGEÇİP ÇAĞDAŞ USÜLLERLE İŞ YAPMALARINDADIR.

KARŞILIKSIZ ÇEK KEŞİDE EDEN BİR KISIM İNSAN DOLANDIRICI İSE ONLARIN ASLİ MANEVİ ŞERİKLERİ DE ONLARI TEŞVİK EDENLERDİR.

 

3167 sayılı kanun 1985 yılında yürürlüğe girdi. Bu kanun bu güne kadar birçok kez değişikliğe uğradı. Temel değişiklikler 1993 ve 2003 yılında yapıldı. Şimdi tekrar değişiyor. 24 yılda 4 temel değişiklik, her yeni kanunun ortalama ömrü 6 yıl. Değişikliklerin gerekçelerine baktığımızda ne görüyoruz? Kanun koyucu her değişikliğin gerekçesine bir önceki yasanın piyasada güveni sağlayamadığı, karşılıksız çek oranının yükseldiğini kaydediyor. Mecliste bulunan yeni tasarının gerekçesi de aynı. Ağır cezalar suçu önlemeye yetişmemiş, karşılıksız çek sayısında artış olmuş, piyasalarda çeke karşı güven ortamı oluşmamış. Bu kez kanun yapıcı kendi yazdığı gerekçeye tam zıt bir düzenleme ile adli para cezasını 3167 dekinin iki misline çıkarıyor. Belki kanunun gerekçesini yazanla, 5. maddeyi yazanlar farklı kişiler ve hiçbir araya gelip yazdıklarını okumadılar. Buna ne diyebiliriz ki, vekillerimizin iş başlarından aşkın. Ne diyor başbakan: Bakanlıklarda iş takibi yerine oturumlara devam edin.

Yeni tasarı eski kanundaki ceza sayısını on katına çıkarıyor, sıkıyönetim bildirileri gibi. Askeri yönetimler arananlar listelerini radyo ve televizyonlardan yayınlarlardı ve bildiriler şöyle derdi aşağı yukarı: …Bunları görenler, saklayanlar, yardım ve yataklık yapanlar… Cezalandırılacaklardır…

Çek kanunlarındaki ağır cezalar, tefecilerin ki bir kısım banka ve faktöringlerin artık tefecilerden bir farkı kalmamıştır, iştahını kabartıyor. Açgözlüler belki bu ağır cezalar olmasa kredi vermeyecekleri insanlara cezalara güvenerek kredi veriyorlar, normal koşullarda iş yapamayan firmalar çek cezalarına güvenerek kredili mal satışları yapıyorlar. Kötü niyetliler finans çevrelerinin, firmaların bu açgözlülüğünü ve kar hırsını değerlendiriyor olabilir. Mevcut çek kanunu iyi niyetli ile kötü niyetli ayırt etmediğinden ak ile kara birbirine karışıyor ve aradan bir kısım kötü niyetli sıyrılıyor. Pervasızca dağıtılan para ve mal kredileri firmalar zor duruma girince piyasalarda karşılıksız çek patlamalarına yol açıyor, çeyrek asırlık kısır döngü bu.

Oysa 3167 nin yürürlüğe girdiği 1985 yılına kadar piyasaların karşılıksız çek diye bir derdi yoktu. Ne zaman ki karşılıksız çeke hapis cezası artırıldı piyasalarda karşılıksız çek sıkıntıları başladı. 1985 öncesinde çekin dolandırma cazibesi yoktu. Cezalar çoğaldıkça çekin cazibesi arttı ve işte bu cazibe dolandırıcılığı teşvik etti. Ekonomide yeni bir kalpazanlık türü gelişti. 1985 ile 2009 arasındaki dönemi içeren bir grafik düzenlesek göreceğiz ki karşılıksız çekler artan cezalara paralel bir artış izliyor. Bu ilginç değil mi?

Sorun salt karşılıksız çeki sorun gören çağdışı yaklaşımdadır. Karşılıksız çek ceza hukuku anlamında bir suç değil istenmeyen bir ekonomik olgudur. Bu olgunun ekonomiye olumsuz etkisi varsa nedenlerini ortadan kaldıracak çözümler geliştirmek gerekir. Yanlış teşhis yanlış tedavi olumsuz sonuç verir ve çeyrek asırdır olan da budur. Banka, faktöring ve benzeri finans kurumları kredilendirmeyi çek üzerine değil de çağdaş kriterler üzerine oturtmalı. Böyle her krizde patlayan, zirveye ulaşan karşılıksız çek gibi enstrümanlar yerine daha gerçekçi, bilânço, istihbarat gibi bankacılık kurumlarını geliştirmeleri ve bu olguları esas almaları istikrarlı bir ekonomi için daha yararlı olacaktır. Sopa ile ceza tehdidi ile iş yaşamını yürütmek kolaycılıktır ve başarısızlığa mahkûmdur.

25 yıllık uygulamanın ne sonuçlar verdiği bu kanunların gerekçelerinde yazılı, hep başarısızlıkla sonuçlanmış. Şimdi bir de aksini yapınız, salt karşılıksız çeki suç olmaktan çıkarın, kötü niyet, hile ve dolandırıcılık dışında karşılıksız çeki suç olmaktan çıkarın, bir de böyle deneyelim olmaz mı? Bu yolda devam edilirse varılacak sonuç hep aynı olacaktır, yanlış tanı yanlış tedavi ve olumsuz sonuç.

Cezalarla dolandırıcılık gibi suçları teşvik ediyor, kreditörlerle birlikte suçun asli manevi şeriki durumuna geliyorsunuz ve 5237 sayılı kanuna göre asıl suçlu kadar suçlusunuz. Gelin suçu teşvik etmeyin, suça ortak olmayın.

%d blogcu bunu beğendi: