Mühür bozma

Mühür bozma

MADDE 203 - (1) Kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak için konulan mührü kaldıran veya konuluş amacına aykırı hareket eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

T.C.

YARGITAY

5. CEZA DAİRESİ

E. 2012/2748

K. 2012/5356

T. 16.5.2012

• MÜHÜR BOZMA SUÇU ( Adli Para Cezasının Seçimlik Ceza Olarak Öngörüldüğü Suçlarda Bu Cezaya Dair Gün Biriminin Alt Sınırının O Suç Tanımındaki Hapis Cezasının Alt Sınırından Az Üst Sınırının da Hapis Cezasının Üst Sınırından Fazla Olamayacağı )

• ADLİ PARA CEZASININ SEÇİMLİK CEZA OLARAK ÖNGÖRÜLMESİ ( Adli Para Cezasının Seçimlik Ceza Olarak Öngörüldüğü Suçlarda Bu Cezaya Dair Gün Biriminin Alt Sınırının O Suç Tanımındaki Hapis Cezasının Alt Sınırından Az Üst Sınırının da Hapis Cezasının Üst Sınırından Fazla Olamayacağı )

• SEÇİMLİK ADLİ PARA CEZASI ( Bu Cezaya Dair Gün Biriminin Alt Sınırının O Suç Tanımındaki Hapis Cezasının Alt Sınırından Az Üst Sınırının da Hapis Cezasının Üst Sınırından Fazla Olamayacağı – Mühür Bozma Suçu )

5237/m.61, 203

ÖZET : Mühür bozma suçunda; adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya dair gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az; üst sınırı da, hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz. Bu husus gözetilmelidir.

DAVA : Mühür bozma suçundan sanık D. U.’nun, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 203/1, 52 nci maddeleri uyarınca 2.400,00 Türk Lirası adli para cezasıyla cezalandırılmasına dair Kartal 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 26.12.2011 tarihli ve 2011/697-676 Sayılı kararının;

Dosya kapsamına göre,

1- ) Sanığın sabıkası bulunduğundan bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmediği belirtilmiş ise de, sanığın dosyada yer alan adli sicil kaydına göre sabıkası bulunmadığının gözetilmemesinde,

2- ) 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 61/9 uncu maddesinde yer alan “Adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya dair gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az; üst sınırı da, hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanık hakkında hükmolunan cezanın en az 180 gün adli para cezası olması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde eksik ceza tayininde,

İsabet görülmediğinden bahisle, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 20.01.2012 gün ve B.03.0.cig.0.00.00.04-105-34-453-2012/817/3667 Sayılı Kanun yararına bozmaya atfen C.Başsavcılığından tebliğnameyle daireye ihbar ve dava evrakıyla birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:

KARAR : Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken C.M.K.nın 231/6. bendinde öngörülen nesnel ve öznel koşulların bulunup bulunmadığı tartışılıp yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerektiği ve adli sicil kaydı da bulunmadığı halde, sabıkalı olduğundan bahisle noksan ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

5237 Sayılı T.C.K.nın 61/9 uncu maddesinin “Adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya dair gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az; üst sınırı da, hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz.” hükmüne, suç tarihine ve 203/1 inci maddede öngörülen ceza miktarına göre sanığa tayin edilecek cezanın 180 gün karşılığı adli para cezasından az olamayacağının gözetilmemesi,

SONUÇ : Kanuna aykırı ve bu itibarla kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde görüldüğünden Kartal 3. Asliye Ceza Mahkemesince kesin olarak verilen 26.12.2011 gün ve 2011/697 Esas, 2011/676 Karar sayılı kararın C.M.K.nın 309 uncu maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yapılmasına ve dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 16.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

YARGITAY

5. CEZA DAİRESİ

E. 2011/10199

K. 2012/3586

T. 10.4.2012

• MÜHÜR BOZMA SUÇU ( Hapis Cezası İle Adli Para Cezasının Seçenek Olarak Öngörüldüğü – Hapis Cezasının Tercih Edilmesine Neden Olan Hukuki Gerekçelerin Açıklanacağı )

• BELLİ HAKLARI KULLANMAKTAN YOKSUN BIRAKILMA ( Mühür Bozma Suçu – 5237 S.K. Md. 53/4 Uyarınca Kısa Süreli Hapis Cezası Ertelenen Sanık Hakkında Birinci Fıkra Hükmünün Uygulanamayacağı )

• KISA SÜRELİ HAPİS CEZASININ ERTELENMESİ ( 5237 S.K. Md. 53/4 Uyarınca Kısa Süreli Hapis Cezası Ertelenen Sanık Hakkında Birinci Fıkra Hükmünün Uygulanamayacağı )

• HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI ( Mühür Bozma Suçu – Somut Bir Zarardan Söz Edilemeyeceği/Uygulanmasına Yer Olmadığına Karar Verilmesinin Hukuka Aykırı Olduğu )

5237/m.53, 203

5271/m.230

ÖZET : Mühür bozma suçunda hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörülmesi karşısında, hapis cezasının tercih edilmesine neden olan hukuki gerekçeler yeterli şekilde açıklanmalıdır.

Belli Hakları Kullanmaktan Yoksun Bırakılma hükümlerinin uygulanmasında; TCK’nın 53/4. maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında birinci fıkra hükmünün uygulanamayacağının gözetilmemesi,

Mühür bozma eyleminin meydana getirdiği somut bir zarardan söz edilemeyeceğinden yasal koşulları, suçun özelliği de değerlendirilip irdelenmeden “katılan kurumun zararını gidermediği” denilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırıdır.

DAVA : Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

KARAR : 10.04.2006 tarihli mühürlemeye ilişkin tutanağın aslı veya onaylı sureti dosyaya getirtilmeden onaysız fotokopi hükme esas alınarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule göre de;

5237 sayılı TCK’nın 203/1. maddesinde hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörülmesi karşısında, hapis cezasının tercih edilmesine neden olan hukuki gerekçeler yeterli şekilde açıklanmayarak CMK’nın 230. maddesinin ihlal edilmesi,

TCK’nın 53/4. maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında birinci fıkra hükmünün uygulanamayacağının gözetilmemesi,

5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için, aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de, bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği ve işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlara göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, buna karşın mühür bozma suçunun topluma karşı suçlar arasında yer alıp, kamu idaresinin mühür koymaya yönelik iradesine karşı işlenmesi nedeniyle, mühür bozma eyleminin meydana getirdiği somut bir zarardan söz edilemeyeceğinden yasal koşulları, suçun özelliği de değerlendirilip irdelenmeden “katılan kurumun zararını gidermediği” denilerek yasal olmayan ve yetersiz gerekçeyle anılan maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,

SONUÇ : Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

YARGITAY

5. CEZA DAİRESİ

E. 2012/2102

K. 2012/1858

T. 12.3.2012

• MAHKÜMİYET KARARININ KESİNLEŞİP KESİNLEŞMEDİĞİ ( Denetim Süresi İçerisinde İşlenip İşlenmediği Araştırıldıktan Sonra Hukuki Durumunun Tayin ve Takdiri Gerektiği – Yokluğunda Hüküm Kurularak Savunma Hakkının İhlal Edilmesi ve Noksan Araştırmayla Yazılı Biçimde Hüküm Kurulamayacağı)

• SAVUNMA HAKKININ İHLALİ ( Mahkümiyet Kararının Kesinleşip Kesinleşmediği Denetim Süresi İçerisinde İşlenip İşlenmediği Araştırılarak Sanığın Yokluğunda Hüküm Kurularak Savunma Hakkının İhlal Edilmesi ve Noksan Araştırmayla Yazılı Biçimde Hüküm Kurulamayacağı)

• SEÇİMLİK CEZALAR ( 30 Gün Karşılığı Adli Para Cezasına Hükmedildiği ve Bu Cezanın Sanık İçin Kazanılmış Hak Oluşturduğu Dikkate Alınmadan Son Hükümde Daha Fazla Adli Para Cezasına Hükmedilerek Fazla Ceza Tayininin İsabetsiz Olduğu)

• ADLİ PARA CEZASI ( Seçimlik Cezalardan Adli Para Cezası Seçilerek 30 Gün Karşılığı Adli Para Cezasına Hükmedildiği ve Bu Cezanın Sanık İçin Kazanılmış Hak Oluşturduğu – Son Hükümde Daha Fazla Adli Para Cezasına Hükmedilerek Fazla Ceza Tayininin İsabetsiz Olduğu)

5271/m.231/11

5237/m.203

ÖZET : 5271 Sayılı C.M.K.nın 231/11. maddesindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında ortaya çıkan yeni durum sebebiyle maddede öngörülen cezanın bireyselleştirilmesi yönünde bir değerlendirme yapılabilmesi için sanığın duruşmaya çağrılarak dinlendikten ve işlediği yeni suça ait mahkümiyet kararının kesinleşip kesinleşmediği ve denetim süresi içerisinde işlenip işlenmediği araştırıldıktan sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, yokluğunda hüküm kurularak savunma hakkının ihlal edilmesi ve noksan araştırmayla yazılı biçimde hüküm kurulması,

Kesin nitelikteki 27.11.2007 tarihli ilk kararda, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 203/1. maddesinde öngörülen seçimlik cezalardan adli para cezası seçilerek, 30 gün karşılığı 600,00 Türk lirası adli para cezasına hükmedildiği ve bu cezanın sanık için kazanılmış hak oluşturduğu dikkate alınmadan son hükümde 3.000,00 TL adli para cezasına hükmedilerek fazla ceza tayini, isabetsizdir.

DAVA : Mühür bozma suçundan sanık K. K.’ın, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 203/1. maddesi gereğince 600,00 Türk lirası adli para cezasıyla cezalandırılmasına dair, Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 27.11.2007 tarihli ve 2007/94 Esas, 2007/1118 Sayılı Kararının infazı sırasında 8.2.2008 tarihli ve 26781 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 Sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 562. maddesiyle değişik 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi sonucunda, anılan Kanun’un 231/6 ncı maddesi gereğince sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına dair aynı Mahkemenin 25.7.2008 tarihli ve 2007/94 Esas, 2007/1118 Sayılı Kararını müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle dosyanın ele alınarak, sanığın 5237 Sayılı Kanun’un 203/1 ve 62 nci maddeleri uyarınca 150 gün karşılığı 3.000,00 Türk lirası adli para cezasıyla cezalandırılmasına dair Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 24.5.2011 tarihli ve 2011/222 esas, 2011/313 Karar sayılı ek kararının;

1-) Sanığın deneme süresi içerisinde yeniden suç işlemesi sebebiyle hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. fıkrasında yer alan “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine dair yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkümiyet hükmü kurabilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, mahkemece sanığın celp edilmesi, varsa diyecekleri sorulup, anılan fıkra uyarınca değerlendirme yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, sanığın savunması alınmadan yazılı şekilde karar verilmesinde,

2-) Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 27.11.2007 tarihli ilk kararında, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 203/1 inci maddesinde öngörülen seçimlik cezalardan adli para cezası seçilerek, 30 gün karşılığı 600,00 Türk lirası adli para cezasına hükmedildiği ve bu cezanın sanık için kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden, hükmün açıklanmasına dair kararda, bu kez 150 gün karşılığı 3.000,00 Türk lirası adli para cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayin olunmasında isabet görülmediğinden bahisle, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309 uncu maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 20.10.2011 gün ve B.03.0.cig.0.00.00.04-105-01-8004-2011/13237/54218 Sayılı Kanun yararına bozmaya atfen C.Başsavcılığından tebliğnameyle daireye ihbar ve dava evrakıyla birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:

KARAR : 5271 Sayılı C.M.K.nın 231/11. maddesindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında ortaya çıkan yeni durum sebebiyle maddede öngörülen cezanın bireyselleştirilmesi yönünde bir değerlendirme yapılabilmesi için sanığın duruşmaya çağrılarak dinlendikten ve işlediği yeni suça ait mahkümiyet kararının kesinleşip kesinleşmediği ve denetim süresi içerisinde işlenip işlenmediği araştırıldıktan sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, yokluğunda hüküm kurularak savunma hakkının ihlal edilmesi ve noksan araştırmayla yazılı biçimde hüküm kurulması,

Kesin nitelikteki 27.11.2007 tarihli ilk kararda, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 203/1. maddesinde öngörülen seçimlik cezalardan adli para cezası seçilerek, 30 gün karşılığı 600,00 Türk lirası adli para cezasına hükmedildiği ve bu cezanın sanık için kazanılmış hak oluşturduğu dikkate alınmadan son hükümde 3.000,00 TL adli para cezasına hükmedilerek fazla ceza tayini,

SONUÇ : Kanuna aykırı ve bu itibarla kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriğinin yerinde olduğu anlaşıldığından Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 24.5.2011 tarihli 2011/222 Esas, 2011/313 Sayılı ek Kararının C.M.K.nın 309 uncu maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 12.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

YARGITAY

5. CEZA DAİRESİ

E. 2011/9446

K. 2012/1556

T. 6.3.2012

• MÜHÜR BOZMA SUÇU ( Topluma Karşı Suçlar Arasında Yer Aldığı/Maddi Zarardan Söz Edilemeyeceği – Sanığın Sabıkası da Bulunmadığı Halde “Zararı Gidermemiş Olması ve Koşulları Bulunmadığından” Denilerek Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasının Uygulanmamasının Hukuka Aykırı Olduğu )

• HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI ( Mühür Bozma Suçunda Maddi Zarardan Söz Edilemeyeceği – Sanığın Sabıkası da Bulunmadığı Halde “Zararı Gidermemiş Olması ve Koşulları Bulunmadığından” Denilerek Uygulanmamasının Hukuka Aykırı Olduğu )

• MADDİ ZARAR ( Mühür Bozma Suçunda Maddi Zarardan Söz Edilemeyeceği – Sanığın Sabıkası da Bulunmadığı Halde “Zararı Gidermemiş Olması ve Koşulları Bulunmadığından” Denilerek Uygulanmamasının Hukuka Aykırı Olduğu )

5237/m.203

ÖZET : Mühür bozma suçunun topluma karşı suçlar arasında yer alıp, kamu idaresinin mühür koymaya yönelik iradesine karşı işlenmesi nedeniyle, mühür bozma eyleminin meydana getirdiği bir maddi zarardan söz edilemeyeceğinden, yasal koşulları, suçun özelliği de değerlendirilerek irdelenmeden, sabıkası da bulunmadığı halde “zararı gidermemiş olması ve koşulları bulunmadığından” denilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmaması hukuka aykırıdır.

DAVA : Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

KARAR : Yapımını üstlendiği Tunceli Jandarma Bölge Komutanlığı konut inşaatında abone olmadan sayaç takmak suretiyle su kullandığı için 02/07/2007 tarihinde belediye görevlilerince suyu kesilerek mühürlenen sayaçtaki mührü söktüğü 04.07.2007 tarihli tutanak ile tesbit edilen ve yeniden mühürlenen sayaçtaki mührü 27.07.2007 tarihinde ikinci defa bozarak su kullanan sanık hakkında yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için, aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de, bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği ve işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlara göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, buna karşın mühür bozma suçunun topluma karşı suçlar arasında yer alıp, kamu idaresinin mühür koymaya yönelik iradesine karşı işlenmesi nedeniyle, mühür bozma eyleminin meydana getirdiği bir maddi zarardan söz edilemeyeceğinden, yasal koşulları, suçun özelliği de değerlendirilerek irdelenmeden, sabıkası da bulunmadığı halde “zararı gidermemiş olması ve koşulları bulunmadığından” denilerek yasal olmayan ve yetersiz gerekçeyle CMK’nın 231. maddesinin uygulanmaması,

SONUÇ : Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş bulunduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: