Kişilerin huzur ve sükununu bozma

Kişilerin huzur ve sükununu bozma

MADDE 123 - (1) Sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde, mağdurun şikayeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.

T.C.

YARGITAY

12. CEZA DAİRESİ

E. 2011/20055

K. 2012/5809

T. 1.3.2012

• ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİ İHLAL ( Sanığın Israrlı Şekilde ve Değişik Zaman Dilimlerinde Kamera İle Katılanın Görüntülerini Çektiği – Eylemin Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Değil Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçunu Oluşturacağı )

• KİŞİLERİN HUZUR VE SÜKUNUNU BOZMA ( Sanığın Israrlı Şekilde ve Değişik Zaman Dilimlerinde Kamera İle Katılanın Görüntülerini Çektiği – Suçun Oluşacağı )

• ISRARLI ŞEKİLDE VE DEĞİŞİK ZAMAN DİLİMLERİNDE KAMERA İLE KATILANIN GÖRÜNTÜLERİNİ ÇEKME ( Eylemin Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Değil Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçunu Oluşturacağı )

• KAMERA İLE KATILANIN GÖRÜNTÜLERİNİ ÇEKME ( Israrlı Şekilde ve Değişik Zaman Dilimlerinde – Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçunun Gerçekleştiği )

5237/m.123, 134

ÖZET : Özel hayatın gizliliğini ihlal etme suçunda; sanığın ısrarlı şekilde ve değişik zaman dilimlerinde, kamera ile katılanın görüntülerini çekmesi şeklindeki eyleminin kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir.

DAVA : Özel hayatın gizliliğini ihlal etme suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : Sanığın ısrarlı şekilde ve değişik zaman dilimlerinde, kamera ile katılanın görüntülerini çekmesi şeklindeki eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 123. maddesinde tanımlanan suçu oluşturacağı, hukuki durumunun buna göre değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,

SONUÇ : Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 01.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

YARGITAY

12. CEZA DAİRESİ

E. 2011/5602

K. 2011/3661

T. 25.10.2011

• HUZUR VE SÜKUNU BOZMA ( Sanığın Araçla Şehir Merkezinde Katılanın Aracını Takip Etmesi Katılan Hızını Azalttığında Kendisinin de Azaltması Selektör Yapıp Yanına Geçmesi Katılanın Polis Merkezine Dönmesi Üzerine Takibi Bırakmasının Suçu Oluşturacağı )

• ŞEHİR MERKEZİNDE ARACIYLA DİĞER ARACI RAHATSIZ ETMEK ( Takip Etmek Katılan Hızını Azalttığında Azaltmak Selektör Yapıp Yanına Geçmek Katılanın Polis Merkezine Dönmesi Üzerine Takibi Bırakmak – Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçunu Oluşturduğu )

• TRAFİKTE ARAÇ TAKİBİ SURETİYLE HUZURU BOZMAK ( Katılan Hızını Azalttığında Azaltmak Selektör Yapıp Yanına Geçmek Katılanın Polis Merkezine Dönmesi Üzerine Takibi Bırakmak – Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçunu Oluşturduğu )

5237/m. 123/1

ÖZET : Sanığın yönetimindeki araçla, şehir merkezinde, katılanın idaresindeki aracı bir süre takip etmesi, aracın yanına geçip, katılan ve yanındaki arkadaşına, kendi aracında bulunan arkadaşları ile birlikte gülmeleri, katılan hızını azalttığında kendisinin de aracın hızını azaltması, katılana selektör yapıp yanına geçmesi, katılanın polis merkezinin bulunduğu tarafa dönmesi üzerine takibi bırakması şeklinde gelişen olayda, sanığın gerçekleşen eylemi kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturur. Bu husus gözetilmelidir.

DAVA : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : Olay tarihinde, sanığın yönetimindeki araçla, şehir merkezinde, katılanın idaresindeki aracı bir süre takip etmesi, takip sırasında katılanın yönetimindeki aracın yanına geçip, katılan ve yanındaki arkadaşına, kendi aracında bulunan arkadaşları ile birlikte gülmeleri, katılan hızını azalttığında kendisinin de aracın hızını azaltması, katılana selektör yapıp yanına geçmesi, katılanın polis merkezinin bulunduğu tarafa dönmesi üzerine takibi bırakması şeklinde gelişen olayda, sanığın gerçekleşen eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 123/1. maddesinde tanımlanan kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı gerekçelerle sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,

SONUÇ : Kanuna aykırı, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 25.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

YARGITAY

2. CEZA DAİRESİ

E. 2009/13780

K. 2010/17821

T. 2.6.2010

• NARA ATMAK (Sanığın Katılan Sanığa Duyduğu İlgi Nedeniyle Evinin Önünde Nara Attığı – Unsurları Oluşmadığından Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçunun Oluşmayacağı)

• KİŞİLERİN HUZUR VE SÜKUNUNU BOZMAK (Sanığın Katılan Sanığa Duyduğu İlgi Nedeniyle Evinin Önünde Nara Attığı – Suçun Unsurlarının Oluşmadığı)

• BİRDEN ÇOK KİŞİ TARAFINDAN GERÇEKLEŞTİRİLEN FİİL (Katılan Sanığa Sanıklar Tarafından Taşlar Atıldığı – Hangi Sanık veya Sanıkların Attığı Taşla Yaralandığının Katılan Sanıktan Sorulacağı)

• HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI (Manevi Tazminatın Bu Kurum Kapsamında Değerlendirilemeyeceği)

5237/m.123

5271/m.231

ÖZET : Sanığın, katılan sanığa duyduğu ilgi sebebiyle evinin yakınına gelip nara atarak olay yaratması şeklindeki eylemlerinin, sırf müştekilerin huzur ve sükununu bozmak amacı ile ve ısrarla yapılmamış olması ve bu itibarla da kişilerin huzur ve sükununu bozmak suçunun eylemin anlatılan şekliyle oluşmadığı gözetilmedir.

Katılan sanığın, sanıkların attığı taşlardan birisinin kendisine geldiği yönündeki doktor raporu ile de doğrulanan ifadesi sonucunda, katılan sanığa hangi sanığın veya sanıkların yaralayan taşı/taşları attığının sorulması gerekir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı dikkate alınmalıdır.

DAVA : Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : 1-) Sanık Yasemin hakkında verilen hükümün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, 5560 Sayılı Kanunla değişik C.M.K.’nun 231.maddesinin 12.fıkrası uyarınca itirazı kabil kararlardan olup, temyiz kabiliyeti bulunmadığı ve 5271 Sayılı C.M.K.nun 264. maddesine göre de kanun yolunun ve merciin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından o yer Cumhuriyet Savcısının sanık Yasemin yönünden verdiği temyiz dilekçesinin itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazının merciince incelenmesi için dosyanın sanık Yasemin yönünden incelenmeksizin mahalline iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,

2-)Sanıklar Ali İhsan, Ayşegül ve Nursel hakkında kasten yaralama ve sanıklar Şenol,. Ercan, ve Aydın, hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozmak suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafiileriyle o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Sanık Ercan’ın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükümün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 Sayılı CYY’nın 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükümün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği anlaşılmakla;

Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

a-)Gerekçeli karar başlığına suç tarihinin 25.8.2005 yerine 28.5.2005 olarak hatalı yazılması ve suçun işlendiği yer ve zaman diliminin yazılmaması suretiyle 5271 Sayılı C.M.K.nun 232.maddesinin 2.fıkrasının c bendine aykırı davranılması,

b-)Oluş ve dosya içeriğine göre, sanıklardan Şenol’un katılan sanık Yasemin’e yönelik duygusal ilgi sebebiyle olay günü sanıklar; Şenol, Ercan ve Aydın’ın katılan sanıklar Ali İhsan, Yasemin, Ayşegül ve Nursel’in evlerinin yakınlarına gelip nara atarak olay yaratması şeklindeki eylemlerinin, sırf müştekilerin huzur ve sükununu bozmak amacı ile ve ısrarla yapılmamış olması ve bu itibarla da 5237 Sayılı T.C.K.nun 123.maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozmak suçunun eylemin anlatılan şekliyle oluşmadığı gözetilmeden, sanıkların atılı suçtan beraatleri yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,

c-)Katılan sanıklardan; Aydın 26.8.2005 tarihli soruşturma aşamasındaki savunmasında yalnızca sanıklardan Ali İhsan’ın kendisini yaraladığını, diğer sanıkların kendisine vurmadığını belirtmesi, duruşmadaki ifadesinde ise, ne şekilde yaralandığı hususunda beyanının bulunmaması karşısında, sanığın ne şekilde ve kim ya da kimler tarafından yaralandığı sorulup açıklattırılarak sonucuna göre sanıklar Ali İhsan, Ayşegül ve Nursel’in hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,

d-)Katılan sanıklardan Şenol soruşturma aşamasındaki 25.8.2005 tarihli beyanında, sanıklar; Ali İhsan, Yasemin, Ayşegül ve Nursel’in kendilerini taşladıklarını, taşlardan birisinin sağ karın bölgesine isabet ettiğini belirtmesi ve doktor raporuyla da bu hususun doğrulanması karşısında hangi sanığın attığı taşla yaralandığı katılan sanıklar Aydın, Ercan ve Şenol’dan etraflıca sorulup açıklattırılarak sonucuna göre sanıklar Ali İhsan, Ayşegül ve Nursel’in hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında,

e-)Sanıklar Ali İhsan, Yasemin, Ayşegül ve Nursel hakkında 5237 Sayılı T.C.K.nun 29.maddesinde düzenlenen tahrik hükümlerinin uygulanması sırasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden sanıkların cezalarından en az oranda indirim yapılması,

f-)Uygulamaya göre de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 3.2.2009 tarih ve 2008/11-250 2009/13 Sayılı kararında da belirtildiği üzere hükümün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığının belirtilmesi ve olayda da mağdur sanıkların maddi tazminat taleplerinin bulunmadığı halde, hükümün gerekçe kısmında mağdurların zararının karşılanmaması ve şartlar oluşmadığından bahsedilerek sanıklar Ali İhsan, Nursel, Ayşegül, Şenol, ve Aydın, hakkında C.M.K.nun 231.maddesi uyarınca hükümün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiileri ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 2.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

YARGITAY

2. CEZA DAİRESİ

E. 2010/11973

K. 2010/14967

T. 5.5.2010

• KİŞİLERİN HUZUR VE SÜKÜNUNU BOZMA ( Hapis Cezasının Adli Para Cezasına Çevrilmesinde Artırımlar Para Cezası Üzerinden Değil Hapis Cezası Üzerinden Yapılması Gerektiği )

• HAPİS CEZASININ ADLİ PARA CEZASINA ÇEVRİLMESİ ( Artırımlar Para Cezası Üzerinden Değil Hapis Cezası Üzerinden Yapılması Gerektiği – Kişilerin Huzur ve Sükünunu Bozma Suçu )

• TEMEL CEZADAN ÖNCE İNDİRİM ( Bir Suçun Temel Şekline Göre Daha Ağır veya Daha Az Cezayı Gerektiren Birden Fazla Nitelikli Halin Gerçekleşmesi Halinde Temel Cezadan Önce Artırma Sonra İndirim Yapılması Gerektiği )

5237/m.61, 123

ÖZET : Sanık, kişilerin huzur ve sükünunu bozma suçundan yargılanmıştır. Bir suçun temel şekline göre daha ağır veya daha az cezayı gerektiren birden fazla nitelikli halin gerçekleşmesi halinde, temel cezadan önce artırma sonra indirim yapılmalıdır. Hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinde artırımlar para cezası üzerinden değil hapis cezası üzerinden yapılmalıdır.

DAVA VE KARAR : Kişilerin huzur ve sükünunu bozma suçundan sanık Mehmet’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 123/1. maddesi uyarınca 3 ay hapis, 43/1. maddesi gereğince 1/4 oranında artırım yapılarak 112 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına 62/1. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 93 gün adlî para cezasının anılan Kanun’un 52. maddesi uyarınca günlüğü 20 yeni Türk Lirasından 1.860 Türk Lirası adlî para cezasına çevrilmesine dair ( TRABZON ) 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 26/03/2009 tarihli ve 2008/631 Esas, 2009/151 Karar sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığı’nca verilen 18/03/2010 gün ve 2010/2658/16833 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07/04/2010 gün ve 2010/75173 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.

Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;

1- Tüm dosya kapsamına göre, anılan mahkeme kararıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 123/1. maddesi uyarınca belirlenen 3 ay hapis cezasından gerekçesiz ve yanlış şekilde gün adli para cezasına geçiş yapıldığı gibi yapılan artırım ve indirimlerin, anılan kanunun 61. maddesindeki cezanın belirlenmesi ve bireyselleş- mesi hükmüne aykırı şekilde gün adli para cezası üzerinden yapılmasında,

2- Sanık hakkında üzerine atılı kişilerin huzur ve sükünunu bozma suçundan dolayı verilen 3 ay hapis cezasından 5237 Sayılı Kanunun 43/1. maddesi gereğince 1/4 oranında artırım yapıldığında 3 ay 22 gün, 62/1. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapıldığında 3 ay 1 gün hapis olarak belirlenecek cezanın, aynı kanun’un 52/1-2. maddeleri gereğince günlüğü 20,00 Yeni Türk Lirası üzerinden 1.820 Türk Lirası adlî para cezasına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde fazla ceza tayininde,

İsabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

SONUÇ : Sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan hapis cezası tayin edilip, artırım ve indirimlerin adli para cezası üzerinden yapılması nedeniyle 1 no’lu kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, ( TRABZON ) 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nden verilip kesinleşen, 26.03.2009 gün ve 2008/631, 2009/151 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 4. fıkrasının ( d ) bendi uyarınca BOZULMASINA, sanığın, 5237 Sayılı Yasanın 123/1. maddesi uyarınca, mahkemenin takdiri gözetilerek, 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 43/1. maddesi uyarınca 1/4 oranında artırım yapılarak, 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nin 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim ile sanığın, 3 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nın 50. maddesinin 1. fıkra ( a ) bendi uyarınca, hükmolunan hapis cezasının, aynı yasanın 52/2. maddesi uyarınca günlüğü 20,00.-TL’den hesaplanarak, 1,860,00.-TL adli para cezasına çevrilmesine, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, bozmanın niteliğine göre 2 no’lu kanun yararına bozma istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 05.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

2 Yanıt to “Kişilerin huzur ve sükununu bozma”

  1. mustafa Says:

    kız arkadaşımın beni aldattığını öğrendim ve bir anlık sinirle onun sevgilisini döveceğimi söyledim tehdit ettim fakat küfür yok. ama yeni sevgilisine ”it” filan dedim.
    bütün bunları kız arkadaşıma telefondan mesaj atarak yaptım. kız arkadaşım bana polise gideceğini söyledi ama ben gidersen git dedim.
    kız arkadaşım polise gitmiş beni şikayet etmiş benden ifade aldılar sonra dava açılmış eve kağıt geldi. şu anda ayın 16 sına dava günü var.
    birde kız arkadaşım da bana ” seni öldürürüm” mesaj attı fakat ben onun gönderdiği mesajları sildim.
    yani aslında o da beni tehdit etti.
    bu davanın sonucu ne olabilir??
    birde kız arkadaşım beni arayıp pişman olduğunu söyledi davayı durdurmak isteğini söyledi bu mümkün mü?
    cevap verirseniz sevinirim teşekkürler :)

    bir de dava kişilerin huzur ve sükununu bozmaktan açılmış.

    • rahmiofluoglu Says:

      10Bizim desteğimizdeki azruhalionline.com artık soruları ücretli olarak cevaplıyor. İletişim bilgileri info@arzuhalcionline.com
      0537 037 43 94 Başak Hanım


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: