Açığa imzanın kötüye kullanılması

Açığa imzanın kötüye kullanılması

MADDE 209 - (1) Belirli bir tarzda doldurulup kullanılmak üzere kendisine teslim olunan imzalı ve kısmen veya tamamen boş bir kağıdı, verilme nedeninden farklı bir şekilde dolduran kişi, şikayet üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) İmzalı ve kısmen veya tamamen boş bir kağıdı hukuka aykırı olarak ele geçirip veya elde bulundurup da hukuki sonuç doğuracak şekilde dolduran kişi, belgede sahtecilik hükümlerine göre cezalandırılır.

T.C.

YARGITAY

11. CEZA DAİRESİ

E. 2009/125

K. 2009/12383

T. 22.10.2009

• FİKİR VE EYLEM BİRLİĞİ İÇİNDE HAREKET ( Sanıkların Eylemlerinin Resmi Belgede Sahtecilik Suçunu Oluşturup Oluşturmayacağına İlişkin Delillerin Takdirinin Üst Dereceli Asliye Ceza Mahkemesine Ait Olduğu )

• RESMİ BELGEDE SAHTECİLİK ( Sanıkların Eylemlerinin Fikir ve Eylem Birliği İçinde Hareket Ettikleri İddiası – Resmi Belgede Sahtecilik Suçunu Oluşturup Oluşturmayacağına İlişkin Delillerin Takdirinin Üst Dereceli Asliye Ceza Mahkemesine Ait Olduğu )

• GÖREV ( Sanıkların Eylemlerinin Fikir ve Eylem Birliği İçinde Hareket Ettiklerinin İddia Olunması – Resmi Belgede Sahtecilik Suçunu Oluşturup Oluşturmayacağına İlişkin Delillerin Takdirinin Üst Dereceli Asliye Ceza Mahkemesine Ait Olduğu )

5237/m.204/1,209/2

ÖZET : Sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ettiklerinin iddia olunması karşısında; eylemlerinin 5237 sayılı TCK.nun 209/2. maddesi delaletiyle aynı Yasanın 204/1. maddesinde öngörülen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli asliye ceza mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekir.

DAVA VE KARAR : K… Ltd.Şti,’nin sahibi ve yöneticisi olan ve şirket adına yurt çapında pazarlama faaliyetleri yürüten sanık Ş. E.’in, olay tarihinde prim ve ücret karşılığı çalıştırdığı katılan H. Ç.’dan, şirket işinde kullanması için kendisine teslim ettiği … … … plakalı araç karşılığında aldığı imzalı boş teminat senedini, adı geçen katılanın işten ayrılıp söz konusu aracı iade etmesine rağmen, alacaklısı aynı şirkette şoför sıfatıyla çalışan diğer sanık H. T., borçlusu katılan H. Ç., bedeli 38.500 YTL, tanzim tarihi 23.02.2005 ve ödeme tarihi 23.05.2005 olacak şekilde doldurup, sanık H. T. aracılığı ile icraya koydurttuğu ve sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ettiklerinin iddia olunması karşısında; eylemlerinin 5237 sayılı TCK.nun 209/2. maddesi delaletiyle aynı Yasanın 204/1. maddesinde öngörülen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli asliye ceza mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla, eylemin “bedelsiz senedi kötüye kullanma” suçunu oluşturduğundan bahisle yazılı şekilde mahkumiyetlerine hükmolunması,

SONUÇ : Yasaya aykırı, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, kazanılmış hakların saklı tutulmasına, 22.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

YARGITAY

11. CEZA DAİRESİ

E. 2005/9545

K. 2007/3298

T. 14.5.2007

• AÇIĞA ATILAN İMZANIN KÖTÜYE KULLANILMASI ( HUMK.’nun Cevaz Verdiği Ayrık Durumlar Dışında Tanıkla İspat Olunamayacağı )

• TANIKLA İSPAT EDİLEMEME ( Açığa Atılan İmzanın Kötüye Kullanılması – HUMK.’nun Cevaz Verdiği Ayrık Durumlar Dışında )

5237/m. 156, 209

ÖZET : Açığa atılan imzanın kötüye kullanılması eylemi, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun cevaz verdiği ayrık durumlar dışında tanıkla ispat olunamaz.

DAVA : Açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçundan sanık Salahattin’in yapılan yargılanması sonunda: Beraatine dair ESKİŞEHİR 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 05.10.2004 gün ve 2003/641 Esas, 2004/686 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının onama isteyen 20.10.2005 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:

KARAR : Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 24.03.1989 gün ve 1/2 sayılı kararı gereğince sanığa yüklenen eylemin 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun cevaz verdiği ayrık durumlar dışında tanıkla ispat olunamayacağı, elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı ve uyuşmazlığın hukuki nitelikte olduğu dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan,

SONUÇ : Katılan vekilinin suçun sübuta erdiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 14.05.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

YARGITAY

6. CEZA DAİRESİ

E. 2003/3187

K. 2005/6689

T. 7.7.2005

• SAHTECİLİK ( Katılana Ait Kredi Borçlarının Sanık Tarafından Ödenip Ödenmediği ve Sanığa Ait Bankaca Açılan Kredilerin de Katılan Tarafından Kullanılıp Kullanılmadığı Araştırılması Gereği )

• KREDİ BORCU ( Katılana Ait Kredi Borçlarının Sanık Tarafından Ödenip Ödenmediği ve Sanığa Ait Bankaca Açılan Kredilerin de Katılan Tarafından Kullanılıp Kullanılmadığı Araştırılması Gereği – Sahtecilik )

• LEHE KANUN UYGULAMASI ( Sahtecilik – Hükümden Sonra Yürürlüğe Giren 5237 Sayılı TCY.Nın Aynı Suça Uyan 209. Maddesi Aracılığıyla 204/1 ve Koşulları Oluştuğu Takdirde 211. Maddesi Şartlarının Sanık Açısından Yeniden Değerlendirilmesi Gereği )

765/m.342,347,509/2

5237/m.7/2,204,209,211

5252/m.9

ÖZET : 1- Katılana ait kredi borçlarının sanık tarafından ödenip ödenmediği ve sanığa ait bankaca açılan kredilerin de katılan tarafından kullanılıp kullanılmadığı araştırılarak, sonucuna göre 765 sayılı TCY’nın 347.maddesinin uygulanıp uygulanamayacağının tartışılmaması,

2- Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY.nın 509/2 aracılığıyla 342/1, koşulları oluştuğu takdirde 347/1 maddesine göre, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 209. maddesi aracılığıyla 204/1 ve koşulları oluştuğu takdirde 211. maddesinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca yeniden değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.

DAVA : Sahtecilik suçundan sanık Ahmet Altun hakkında yapılan duruşma sonunda; beraatine ilişkin İZMİR 4. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15.4.2002 tarihli hükmün Yargıtay’ca incelenmesi katılan tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından bozma isteyen 19.3.2003 tarihli tebliğname ile 7.4.2004 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : I-Suça konu çekin, keşide yeri ve tarihi boş, diğer kısımları dolu ve imzalı şekilde, katılan Mehmet Naşit Yavuz tarafından kullandığı ticari kredinin teminatı olarak Emlakbank Altındağ Şubesine verildiği, bu kredi borcu katılan tarafından ödendikten sonra çekin bankaca katılana iade edilmeyip, kefil olduğu, sanık Ahmet Altun’un bankadan kullandığı kredi borcuna karşılık teminat olarak alıkonulduğu, sanık Ahmet Altun tarafından kendisine ait kredi borcunun ödenmesiyle suça konu çekin bankaca sanık Ahmet Altun’a haksız olarak geri verildiği, sanığın da hukuka aykırı olarak ele geçirdiği çekin yasal öğelerini tamamlayarak, tahsil cirosuyla bankaya ibraz ettiği, katılanın iddiası, bu iddiayı doğrulayan banka görevlisi tanık Abdullah Yılmaz’ın anlatımları ve Emlakbank Altındağ Şubesinin 18.3.2002 tarihli yanıt yazısı ve eklerinden anlaşılması karşısında; sanığın 765 sayılı Yasanın 509/2. maddesinin yollamasıyla 342/1.maddesine uyan resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği, ancak savunmasında ileri sürdüğü üzere katılana ait kredi borçlarının sanık tarafından ödenip ödenmediği ve sanığa ait bankaca açılan kredilerin de katılan tarafından kullanılıp kullanılmadığı araştırılarak, sonucuna göre 765 sayılı TCY’nın 347.maddesinin uygulanıp uygulanamayacağının tartışılmaması,

II-Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY.nın 509/2 aracılığıyla 342/1, koşulları oluştuğu takdirde 347/1 maddesine göre, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 209. maddesi aracılığıyla 204/1 ve koşulları oluştuğu takdirde 211. maddesinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca yeniden değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, katılan Mehmet Naşit Yavuz vekilinin temyiz itirazı ile tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 07.07.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

YARGITAY

11. CEZA DAİRESİ

E. 2004/3657

K. 2005/911

T. 7.3.2005

• AÇIĞA İMZANIN KÖTÜYE KULLANILMASI ( Rehinli Olarak Satın Aldığı Aracın Devir İşlemlerinin Yapılması İçin Katılanın Teminat Olarak Verdiği Boş Senede Ödediği Miktarın Çok Üzerinde Rakam Yazarak Takibe Koyması Halinde Suçun Oluştuğu )

• ARACIN DEVİR İŞLEMLERİNİN YAPILMASI İÇİN AÇIĞA İMZA ( Rehinli Olarak Satın Alınan Araç – Sanığın Katılanın Teminat Olarak Verdiği Boş Senede Ödediği Miktarın Çok Üzerinde Rakam Yazarak Takibe Koyması Halinde Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması Suçunun Oluştuğu )

• BOŞ SENEDE İMZA ( Rehinli Olarak Satın Aldığı Aracın Devir İşlemlerinin Yapılması İçin Katılanın Teminat Olarak Verdiği Boş Senede Ödediği Miktarın Çok Üzerinde Rakam Yazarak Takibe Koyması Halinde Açığa Atılan İmzanın Kötüye Kullanılması Suçunun Oluştuğu )

765/m. 509

5237/m. 209

ÖZET : Açığa imzayı kötüye kullanma suçundan yargılanan sanık, rehinli olarak satın aldığı aracın devir işlemlerinin yapılması için katılanın teminat olarak verdiği boş senede ödediği miktarın çok üzerinde rakam yazarak takibe koymuştur. Atılı suçun unsurlarının oluşmasına rağmen yazılı gerekçeyle beraate karar verilmesi isabetsizdir.

DAVA : Açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçundan sanık R’nin yapılan yargılaması sonunda; beraatine dair UZUNKÖPRÜ Asliye Ceza Mahkemesi’nden verilen 08.11.2001 gün ve 2001/115 Esas, 2001/565 Karar sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığı’nın onama isteyen 08.03.2004 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği görüşüldü:

KARAR : Sanığın, rehinli olarak satın aldığı traktörün trafikten devir işlemlerinin yapılması için katılanın teminat olarak verdiği imzalı boş senedi, ödediği 7.150.000.000.- Lira ve senet vade tarihine kadar olan getirisinin çok üzerinde 15.000.000.000.- Lira olarak doldurup İcra takibine koyması nedeniyle sanığa yüklenen suçun bütün unsurları itibariyle oluşup sübuta erdiği ve mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı gerekçelerle beraat hükmü kurulması,

SONUÇ : Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz İtirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı CMUK.’nun 321’inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.03.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: